Cumartesi, 04 Temmuz 2009
 
  Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri
Duyurular
Duyuru! | Kapat
   YENİ DÖNEM KURS KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR 

Yeni Dönem Kurs Kayıtları İle İlgili

Bilgi ve Kayıt İşlemleri İçin

Lütfen

0 216 488 57 57 No'lu Telefondan

Bizimle İletişime Geçiniz.

 
Giriş Yap
Ana Menü
Anasayfa
Kimdir Yavuz Top?
Eserleri
Albümleri
İletişim
Video Klipler
Ziyaretçi Defteri
Resim Galerisi
Yavuz Top Müzik Merkezi
Ziyaretçi Sayısı

 
 
Ziyaretçi Defteri
Değerli Yorumlarınız Bu Bölüme Yapabilirsiniz
Yorumlar (81)Add Comment
Yeni Albüm Çok Başarılı
Yazan hüseyin inan, Mart 19, 2007
Hocam Yeni Albümüz Gerçekten Çok Güzel Olmuş. Başarılarınızın Devamını Diliyorum
dersane
Yazan suphiaras, Mart 27, 2007
hocam dersaneniz inanılmaz güzel ayrıca klip ve kasetiniz muhteşem.
Muhteşem bir yer !
Yazan Veli Cihangir Özyar, Nisan 02, 2007
Suphi Aras' a katılıyorum. Dersane harika, herkes mutlaka gidip görmeli...
...
Yazan soner celik, Haziran 03, 2007
hocam sizi cok seviyom ve ne zaman hollandaya geleceksiniz merakla bekliyom buralara cok az geliyonuz web siteniz hayirli olsun
Zalimların zulmü gözümüzü yaş eyledi,Ali aşkı namımızı kızılbaş eyledi.
Yazan Kadir Dogan, Haziran 17, 2007
Çok değerli bilgili mesleğinin piri Yavuz Top canımızı bütün kalmizle seviyor ve yorumuna hayranız. Mesaj başlığındada verdiğim dizelerin yorumunu Yavuz Top dan dinlemenin tadını başka kimsede bulamazsınız.İyiki varsın sevgili Yavuz Top. Sizi çok seviyoruz.

www.kizilbaslariz.com ailesi adına Kadir Hoca
...
Yazan soner, Haziran 19, 2007
yavuz hocam size olan hayranlığımı nasıl anlatırım bilmiyorum.iki sanatçıyı hep kendime örnek aldım biri siz diğeri hasret gültekin.sizi çok seviyorum.
İstanbul'un (Mehdiyye) ikinci fethi ! ..
Yazan PİR GERÇEK VELİ, Temmuz 03, 2007
Kimden : Pir Gerçek Veli (Bay, 34)
Kime : Grup: ALEVİ Uyan...MEHDİ Geldi...
Tarih : 3.7.2007 11:58 (GMT 2:00)


Konu : İstanbul'un (Mehdiyye) ikinci fethi ! ..


AHMED MUHSİN MERİÇ


Hazret-i Sultan Mehmed Fatih'i İstanbul'un fethi meselesinde en ziyade teşvik eden ve 'Fatih' ünvanına layık bir kisveye bürünmesinde ihtimam ve himmetini esirgemeyen kişi elbette ki 'Akşeyh' namıyla ma'ruf Akşemseddin Hazretleri (1390-1459) idi. Akşeyh, fethin hem maddi hem manevi, iki yüzü olduğunun farkındaydı.

Çünkü Fahr-ı Alem (asm) 'dan rivayet edilen hadis-i şerifler hem komutan ve askerlerden müteşekkil bir ordunun İstanbul'u fethinden, hem de silahsız, kan dökmeden; tevhid, tesbih, tahmidlerle, vukubulacak; Al-i Beyt'ten bir mübarek zatın kumandasındaki manevi bir ordunun İstanbul'u fethinden haber veriyordu. Buna binaen Akşeyh; İstanbul'un, geleceği hadislerle sabit olan Mehdi eliyle ikinci kez fethedileceğini gayet iyi biliyordu.

Devrin ulemasının hadislerin ifadesinden yola çıkarak Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethedemeyeceğini söylemelerine mukabil, Akşeyh bir değil, 'iki fetih' vukubulacağından hareketle, ulemanın bu yöndeki itirazlarına karşı çıkıyor ve mütemadiyen Sultan Mehmed'e fetihname denebilecek müjdeli mektuplar yazıyordu.

'İstanbul'u önce Mehmed fethedecek, sonra İstanbul ehl-i salibin eline geçecek, daha sonra da Mehdi İstanbul'u tekrar fethedecek' diye devrin ulemasına cevap veriyordu. (Risaletü'n- Nuriye, Akşemseddin, A. İhsan Yurd, İstanbul, 1972) .

İşte hadislerle sabit olan ve Akşeyh'in de müjdelediği ikinci fethin kumandanı Mehdi ve yine hadisin ifadesi ile 'hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmeyen' kahraman askerlerden müteşekkil nurani ordusu, evvelemirde kalplerdeki Ayasofya'nın kapılarını açacak ve fethin sembolünün ibadete açılması ile ikinci fetih gerçekleşecek. ('Akşeyh'in Nurlu Müjdesi Ve İkinci Fetih', 25. 05. 2000)


******************************************

Hazreti Ali'nin devri yürüye
Ali Kim olduğu bilinmelidir.
Alay,alay gelen gaziler ile
Şehitlerin öcü alınmalıdır

Kendin teslim eyle bi serçeşmeye
Er odur ki yarın senden şaşmaya
Bir munafık bin gaziye düşmeye
Hak aşkına Kılıç çalınmalıdır

Yer yüzünü kızıl taçlar bürüye
Münafık olanın bağrı eriye
Sahib-i zaman emri yürüye
Mehdi kim olduğun bilinmelidir.

Pir sultanım ey dur Dede Dehman
Kendine cevretme andan gel heman
İstanbul şehrinde ol Sahib-i zaman
Tac-ı devlet ile sallanmalıdır.

______________________
Baki Gerçekler Demine Hu Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hu Mü'mine Ya Ali Ya Mehdi Sahib-i zaman...
Merhablar
Yazan Ismail Özer, Ağustos 05, 2007
Merhaba Yavuz Hocam,

sizi cocuklugumdan beri severek dinliyorum. Baglama icraniz ve halk müzigine kaltilarinizdan
dolayi sizleri kutluyor ve tesekkür ediyoum. Basta Muhabbet Serileri olmak üzere kendi
özel calismalariniz da bizlere, yeni kusaklara, büyük isik tutmustur.
Size, Musa Hocaya, Arif Hocaya ve tabi ki merhum Sevgili Muhlis Akarsuya cok seyler borclu
Anadolu Müzigi.
Bu cesaretiniz ve emeklerinizden dolayi tekrar size ve yoldaslariniza tesekkürler ederim.
Bu yolda mücadele eden tüm adlarini yazamadigim bir birinden degerli
Kültürümüzün yüz aklarini da candan selamliyorum. Aramizdan ayrilanlar da nur icin de yatsin.

Baris dolu ve hümanist bir gelecek ümidi ile.

Saygilar ve Sevgiler

Ismail Özer

(Almanya)
toprak kokan...
Yazan Emin SANCAK, Eylül 06, 2007
Sevgili Yavuz Hocam ellerinizden öperim. Ege Üni'den Emin selamalr saygılar.
Merhabalar
Yazan okay, Eylül 18, 2007
Yavuz hocam sizi çok seviyorum ve sizi büyük bir zevkle dinliyorum.Müzikleriniz çok hoşuma gidiyor.Hiç durmadan sabaha kadar sizi dinlediğimi hatırlıyorum.İnsana farklı duygular katıyor sizin türküleriniz.Başarılarınızın devamını dilerim...
MERHABALAR
Yazan YILMAZ SAZ EVİ [EROL YILMAZ), Eylül 24, 2007
ÖNCELİKLE MERHABALAR
BUNDAN 27 SENE ÖNCE KİMİN AKLINA GELİRDİ YAVUZ HOCA KARTALDA MÜZİK EĞİTİM MERKEZİ ACACAK DİYE smilies/grin.gif
ESKİDEN 80 YILLARDA ANADOLU YAKASINDA KALKIP AVRUPA YAKASINA YAVUZ HOCAYA GİDERLERDİ OZAMANIN ŞARTLARIYLA BUGÜNÜN ŞARTLARI BUGÜNÜN ŞARTLARINA GÖRE DAHA ZORDU
YANGIN YERİ
Yazan mehmet Yücel KAYA, Eylül 24, 2007
YANGIN YERİ…

Otuz yedi karanfil,
Toprak yerine ateşe boyun büktü….
Tarihe isli kalemlerle adını kazıdı
Pir Sultan Diyarı…
Bir tek papatya merhaba dese gelen güne
Bu topraklarda,
Şairlere ilham olmayacak
Papatyanın gülümseyen selamı…


Oysa;
Silahsız, topsuz, tüfeksiz
Beyaz bulutlardı
Bohçamızdaki…
Oysa acemi bir türkünün oynaklığıydı
Dilimizde,
Oysa;
Denizi olmayan bozkır kuraklığa,
Gagamızla su taşımaktı bütün ereğimiz
Bir Temmuz sıcağında,
Kızgın közler
Sulak vadilerdeki
Yüreğimize düştü…


Hasan Hüseyin Üstat
Bilinmez diyarlardan
Doğduğu topraklara misafir olsa;
“Yıkılasın demiyorum
Yıkılma da gör beni” derdi herhal…





Soframda zevkle kaşıkladığım yoğurtta
“Madımak”ı düşürmüyorum yıllardır…
Her 2 Temmuz’da
Kolumu,
Tenimi,
Saçlarımı,
Akbabaların soluklanmaz iştahına sunuyorum…



Önünden geçtiğim Mezar Otel,
Kebapçı olmuş…
Dükkan camlarına yaslanarak
İçeriyi seyreyliyorum…
Her müşteri kahkahasında,
Yeniden…
Yeniden…
Yeniden,
Ölüyorum…


M.Yücel KAYA
03/09/2007-SİVAS(Madımak Oteli önü)
CAN HACI BEKTAŞ...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Eylül 26, 2007


Gül cemalin gördüm Tercan yolunda;
Bezenmiş,kuşanmış geliyor Bektaş...
Bin bir mahluk secde etmiş önünde,
Kardeşlik yoluna canın veriyor Bektaş...



Boz atlı hızırla gönül gönüle,
Fakir fukaranın rehberi Bektaş,
Dövünüp böğrüne ağlayıp durma,
İlimler erkanı pir hacı Bektaş...


Güvercin donunda uruma giden,
Zalimi önünde dize getiren,
Yoldan çıkmış kulu ıslah ettiren,
Alimler alimi can Hacı Bektaş...


Hak yolunda kırkyıl çilesin çekti,
İncinse de incitmez Hacı Bektaş,
Sefil Yücel garip onun talibi,
Veliler velisi pir Hacı Bektaş...


Mehmet Yücel KAYA
13/03/2005/Nevşehir-Hacıbektaş



ALDANIP DURMA GÖNÜL
Yazan Mehmet Yücel KAYA, Eylül 30, 2007
Aldanıp Durma Gönül



Başımı taşlara vursam neylesem,
Derdimin dermanı olur mu dağlar,
Bin çiçekten bin bir ilaç toplasam,
Derdimin dermanı olur mu dağlar ?


Dedem Cemal abdal pirlerin piri,
Rivayet odur ki dağları deldi,
Bin bir hasta kapısında dirildi,
Derdimin dermanı olur mu dağlar ?

Köy,kasaba,şehir dolaşsam,
Kainat derdini kazana döksem,
Günler olsa; gür ateşte kaynatsam,
Derdimin dermanı olur mu dağlar ?

Bozatlı hızırı selama dursam,
İyiler ceminde semah eylesem,
Yıkanıp,durulup,tövbeler etsem,
Derdimin dermanı olur mu dağlar ?

Yüksek yamacına çıksam otursam,
Nice güzellerin seyrine dalsam,
Haykırsam,inlesem,çaresiz kalsam,
Derdimin dermanı olur mu dağlar ?


Be hey Yücel aldanıp durma,
Gördüğün ışığı güneştir sanma,
Erenler yoluna giderim amma,
Derdimin dermanı olur mu dağlar ?

Mehmet Yucel Kaya
25/01/2002-ÇAĞLAYAN/İST







...
Yazan didem, Ekim 01, 2007
albümünüzdeki parçalar çok güzelllllllllll!




...
Yazan didemm, Ekim 01, 2007
bir türküdür yaşamak aslında ,bazen türkü kadar uzun bazen türkü kadar kısa.... selam olsun türkülerimizi yaşayanlara ve yaşatanlara.....( Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır )
NERDESİN GARDAŞ
Yazan mehmet Yücel KAYA, Ekim 03, 2007
NERDESİN GARDAŞ

Gözlerim yolları nerdesin gardaş ?
Yollar, yıllar oldu nerdesin gardaş ?...


Kızın beşikteydi,okula durdu;
Oğlun, annesine can siper oldu,
Köyün önündeki meşe kurudu,
Yollar, yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar,yıllar oldu kimlesin gardaş ?...


Nerelere gittin sual soramam,
İçimdeki yareme merhem bulamam
Yerde-gökte seni çağıram
Yollar,yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar,yıllar oldu kimlesin gardaş ?...


Ellerin bacaları tütüyor,
Sensiz bizim damlara buz düştü gardaş...
Isıtmaz içimizi hiçbir ateş-kor,
Yollar,yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar, yıllar oldu kimlesin gardaş ?...



Söz verişin üzerinden üç zemheri geçti
Geleceğim diyordun,gelmedin gardaş
Çocukların yollarını bekliyor
Hazır koyun çayımı-sigaramı
Yollar, yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar,yıllar oldu kimlesin gardaş ?...

Yaşıdın Resul´ü düğünde gördüm.
Halayın başında mendil-tül sallar
Giyinmiş beyazı,böğründe güller,
Yollar, yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar yıllar oldu kimlesin gardaş ?...


Trenlere bindim seni getirem;
Uçaklarla estim kokunu çekem,
Kaldırımlar gezdim hayalin görem
Yollar, yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar, yıllar oldu kimlesin gardaş ?...


Yansam,yitsem gelmezsin gardaş,
İçimdeki yaramı bilmezsin gardaş,
Sefil Yücel ağlar duymazsın gardaş,
Yollar, yıllar oldu nerdesin gardaş ?
Yollar,yıllar oldu kimlesin gardaş ?...


M.Yücel KAYA
28/02/2004-ÇAĞLAYAN-İSTANBUL



Mehmet Yücel KAYA Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
ATEŞLERE ATMA BENİ
Yazan Mehmet Yücel KAYA, Ekim 06, 2007
ATEŞLERE ATMA BENİ



Sevgim cam donatı bilezik,
Ellerinde okşarken kırma, beni…
Sesini uçurum kıyılarında ,
Tane , tane toplamıştım
Acılara tutma beni…




Sümer toprakları kadar uçsuz bucaksız,
Kibele kadar doğurgan,
Maykoski kadar dingin,
Nazım kadar evrensel olabilirsin.
Çıkmaz yokuşlara koşma beni…



Marifet yaşamak diyor Bedri Rahmi ustam,
Ben diyorum ;
Kertenkele inadı ve aşkıyla sarılarak sarmaşığa,
İdamlık bir düşün mahkumunun,
Her geçen güne inat,
Elinde kalın kalın felsefe kitaplarıyla,
Ölümle alay eden bakışıyla yaşamak…






Dinamitlenmiş taş ocağı yüreğim…
Yırtılmış dünya atlası,
Afrika ve Asya’sı parçalanan …
Kainatı yutsam yetinmem,
Ateşlerin ortasına atma beni…


M. Yücel KAYA
25/10/2002/ÇAĞLAYAN-İSTANBUL


KAYIP HAYAT
Yazan Mehmet Yücel KAYA, Ekim 12, 2007
KAYIP HAYAT



Yoktu Yokluk soframızda zeytin...
Gülümse evlat derdi dedem,

Ayağımızda ayak,
Sırtımızda militan,
Kitaplarımız,
Okul yolunda çantamız
Yoktu...


Umuda atılmış oltamız,
Yarına bakacak sevdamız,
Türkü dolu soframız,
Çoktu...


Geleceği, kucağında uyutmaya çalışan Bilge;
Senide yanılttı gelenler,
Gelenler ve gidenler...


Bütün şiddetiyle esiyor,
Nişantaşı,Etiler,Ulus
Geride boynu bükük kaldı,
Yaşlı gözlerle Balat...
Geride boynu bükük,
Tophane...

Ver elini kurtarayım diyor;
İstanbul un hoyrat ve ergen kızı
Şile,
Artık ızdıraptan yıkıla yıkıla
Yorgun düşmüş Tarlabaşı na...

Tarlabaşı harap...
Bir elinde sigara,
Bir elinde ucuz bir şarap...


Ve sen sevgili,
Madem ki soluyorsun bu şehri;
Anla, beni...
Mazisinde
Kuşların öttüğü,
Lalelerin koku saçtığı,
Salkım saçak böceklerin cirit attığı
Köhnemiş,
Kağıthane yüreğimi....



23/04/1993-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL


OZAN OLMALI AMA NASIL
Yazan Veli BAYRAK, Ekim 12, 2007
Değerli Hocam
Ozanlık geleneğine büyük emekleri geçmiş ve halada bu geleneğe hizmet etmenizden dolayı silere saygılarımı sunuyorum. Geçtiğimiz günlerde BİRGÜN GAZETESİNDE DE yayınlanan "OZAN OLMALI AMA NASIL" başlıklı yazımı sizinde bilgilerinizi almak maksadı ile ikiye bölerek ( uzun olduğu için kabul etmiyor ) gönderiyorum...Saygılarımla..

YAZAN: Veli BAYRAK
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
OZAN OLMALI AMA NASIL ( 1 )

Ozan olmak öyle kolay bir şey değildir, ayrıca bir iki dizeyi alt alta getirip saz çalıp türkü söylemekte Ozan olmak için yeterli bir şey değildir. Hele bir insanın kendisini bir başkasına ya da herhangi bir topluma / toplumlara lanse ederken " ben Ozan'ım " demesi hiçte doğru bir şey değildir. Kişi kendine "ben Ozan'ım " demez, bunu Halk der ve Tarih'te böyle yazar.
Siz Pirsultan Abdal'ın, Kul Himmet'in, Şah Hatayi'nin, Köroğlu'nun, Dadaloğlu'nun, Aşık Daimi'nin, Aşık Veysel'in, Muhlis Akarsu'nun, Mahsuni Şerif'in, Aşık İhsani'nin ve Ozanlık geleneğine ömrünü harcamış onlarca Halk Aşığının, kendine ben Ozanı'ım dediğini duydunuzmu! Siz Pirsultan'ın, Dadaloğlu'nun, Kul Himmet'in vb. bir çok Halk Aşığının her hangi bir dörtlüğünün sonunda kendine "Ozan'ım der ki" türünden bir beyit, bir mısra hatırlıyormusunuz!. Yada Mahsuni Şerif'in, Muhlis Akarsu'nun, Aşık Daimi'nin kasetinde yada yazılı bir çalışmasında isminin başına "Ozan" kelimesini koyduğunu gördünüzmü!. Bunu Halk söylemiştir. Çünkü Halk bu insanlarda kendini bulmuştur, çünkü bu insanlar Halkın eli ayağı, dili damağı ve aynası olmuştur.
Çünkü Ozan olmak böyle bir şeydir.

Sonra Ozan olmak sözünde durmaktır, sözünün eri olmaktır, sözünün arkasında durmaktır.Öyle olmasaydı Pirsultan Pirsultan olurmuydu! Pirsultan asılır, Muhlis Akarsu yakılır, Mahsuni Şerif sürülür, Nesimi'nin derisi yüzülürmüydü!.Nesimi ki Alevilikte en önemli kilometre taşlarından birisidir. Derisi yüzülerek işkence edilmiş ama doğru bildiği İkrarından dönmemiştir. Oysa günümüzde kendine Ozan'ım' diyen birileri hemde "dava adamıyım, ülkü adamıyım" diyen birileri kendi davasına! kendi ülküsüne! ters düşme pahasına, daha doğrusu bu günü kurtarma pahasına dün dediğini bu gün kabul etmeyebiliyorlar. Yada "aslında ben......" şeklinde cümleler kurabiliyor. Hoş bu tür insanların, yukarıda saydığım isimlerle aynı yerde bile söylenip yazılması olacak iş değildir. Ama "Ozan" kelimesi hiçte o kadar ucuz kullanılacak yada ucuz insanların kullanacağı şey değildir. Ozanım diye ortalıkta gezen bu insanlara gerçek "OZAN'IN" ne demek olduğunu hatırlatmak gerekir.

Pirsulta Abdal canı pahasına idam sahpasına giderken, söylemese af edileceğini bile bile,
-"Açılın kapılar Şaha gidelim" diye bilmiştir.
Hızır Paşa ve onun gibi cellatların gözünün içine baka baka,
-"Bende bu yayladan Şaha giderim" diye bilmiştir.
Ozan olmak böyle bir şeydir, Ozan olmak korkusuzca düşünebildiğini söyleyebilmek ve en önemlisi söylediğinin arkasında durmaktır. İşte bu yüzden Pirsultan Abdal olmak Ozan olmakla eş değerdir.

Nazım Hikmet bu Ülkede düşüncelerini korkusuzca öyleyen yürekli şairlerden biriydi ve bu yüzden Nazım Hikmet oldu, bu yüzden Ozan oldu. Siz hiç Nazım Hikmet'in bir şiirinde yada yazısında kendine "Ozanım" dediğini duyup okudunuzmu!. Kurtuluş savaşını en iyi anlatan şairlerden biri olan Nazım Hikmet'in dönemin yöneticilerine karşıda acımasız ve adeta başkaldıran şiirleri olmuştur.
-"Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermektense açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
...............
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuşkaranlığımızda,
ban vatan hainiyim"
demiştir. Yada,
-"Korkuyor Adnan Menderes
ölülerden korkuyor
hele çocuk ölülerinden.
Karınları davul gibi, boyunları çöpten ince,
kırıyorlar Adnan Bey'in mutfak camlarını
her gece mezarlardan çıkınca"...
sözleri ile Hükümeti amansızca eleştirmiştir. Hatta isim bile vermiştir ki, bu günkü kendine Ozanım diyen bir takım insanlar gibi "aslında ben......." diye başlayan tarzında cümlelere hiç bir zaman ihtiyaç duymamıştır.
-"Şaşkınlığın bu kadarına doğrusu ya pes.
Bindiğin dalı kesiyorsun Adnan Menderes".
İşte Ozan olmak, işte Halkın Ozanı olmak böyle bir şeydir...


OZAN OLMALI AMA NASIL ( 2 )
Yazan Veli BAYRAK, Ekim 12, 2007
veli bayrak
OZAN OLMALI AMA NASIL ( 2 )

Aşık Mahsuni Şerif 1971 darbesinden sonra Nihat Erimi'in başa gelmesiyle başlayan kıyımlarda ( zindanlar solcularla doldurulmuş, işkenceler ayyuka çıkmış ve dar ağaçları kurulmuştu ) Erim Hükümetine şöyle sesleniyordu,
-"Köşkün sarayın yıkılsın
Erim erim eriyesin
Umudun suya dökülsün
Erim erim eriyesin
Srüm sürüm sürünesin

Suyun denize dökülsün
Gözlerin yansın çürüsün
Seni yılan çayan yesin
Erim erim eriyesin
Çölden çöle sürünesin"
Kuşkusuz bu türküden sonra Mahsuni Şerif hakkında soruşturma açılmış ve yargılanmıştı. Ama hiç bir zaman "ben bu türküde Nihat Erim'den bahsetmedim, başkasından bahsettim" demedi. Sonra yine o yıllarda başına çok işler açan şöyle bir dizeler söylemişti,
-"Hey Arapça okuyanlar
Allah Türkçe bilmiyormu"
Yine bu türküden sonrada her zaman olduğu gibi "Allah'ı dil, dudak, kafa sahibi yapıyor" diye yargılanmıştı. Hiç bir zaman sözlerinin arkasında durmamazlık yapmamış,
-"Tanrı kaadirdir, bu benimle Onun arasındaki bir şey, eğer çok istiyorsunuz getirin Tanrı'yı benden şikayetciyse bende hakkıma razıyım" diyebilmiştir. Mahsuni Şeri,
-"Tilki gibi sinmen yeter
Yoksul halkı ettin beter
Bir gün olur zulmün biter
Oşt Amerika puşt Amerika"
derken bile, Ülkeler arası sahte ve düzmece İttifak palavralarına daha o zamandan cevap vermiş, her platformda her konserde bunu savunduğu içinde hapis yatmış, sürülmüş, işkence görmüş, haksız uygulamalara maruz kalmıştır. Ama hiç bir zaman şimdiki gibi bağzı sahte Ozanlar gibi söylediğinin arkasında durmamazlık yapmamıştır.

Bu günkü nesil öyle bir yerden geliyor ki, bir dönem "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi" diyen gençler, aydınlar, öğrenciler ya kurşunlandılar, ya asıldılar, ya işkence altında bırakıldılar yada yurdundan yuvasından oldular. Bu gün kara paranın, yeşil sermayenin, silahın ve bombanın arkasına saklanmış sözüm ona bağzı Anti Emperyalistler! ve kendine Ülkücü diyen Vatanperverler! geçmişin bu önemli kavgasına omuz atan, hayatını ortaya koyan bu onurlu ve namuslu inanlara dil uzatır hale gelmiş, onların mücadelesini bıraktığı yerden devam ettirmeye çalışan onurlu ve namuslu insanları katledenlere övgüler yağdırır olmuştur. Onlar yağdıra dursun, bunlara alışığızda, hani en azından söylediklerinin ardında dursunlar, yada kendilerine Ozan demesinler....
SOKAĞIN GÜNLÜĞÜ
Yazan mehmet Yücel KAYA, Ekim 17, 2007
SOKAĞIN GÜNLÜĞÜ
--------------------------------

Bütün sesler yorgun düştü koynumda,
Bütün ışıklar…
Kentin dikiş tutmaz yarasını
Gizliyorum gecede,
Yoksulluğunu,
Varsıllık yalanlarını…


Tanıdık- tanımadık yüzler
Poşet,poşet bırakıyor
Ayak ucuma pisliklerini,
Gece boyu didik-didik ediyor
Köpekler
Ve açlıkla dans eden körpeler,
Lokanta masalarında
Yarı dişlenmiş tavuk kemiklerini…


Tanıklık ediyorum koca bir çaresizliğe ,
Günler boyu…
Tanıklık ediyor,
Yağmur taneleri
Kumaş kırçılları üzerinde geceyi sonlandıran
Yarı çıplak,
Yarı Berduş,
Düşleriyle dibe vurmuş,
“-Sokak kimliklerine…-”


Bir serseri mayın,
Soluklanmak kimliksiz çocuk ellerde…
Rögar kapaklarıyla kapanmış
Lağım çukurlarından haykırmak
Bir kedinin kimliğini,
Sonu olmayan çıkmaz sokak…
Süslü ebem kuşakları ayaklarına döksem,
Ayaklar çıplak,
Ayaklarda yıllanmış
Cam kesikleri…
Gömlekler ıslak,
Gömlekler bit içinde…
Dudaklarda sigara izmaritleri,
Sebebi belirsiz iç çekişler…
Sebebi belli,
Uzun uzadıya
Kesilmeyen
Öksürükler…

Oy benim gören gözlerim…
Oy benim insan derim,
Bulvar barlarında rakseden gençliğim…
Oy paradoksu bitmeyen yedi tepem,
Geceleri aç-açık,
Gündüzleri,
Sere serpe kentim…



M.Yücel KAYA
15/10/2007-BEYOĞLU(KULEDİBİ)-İSTANBUL



slm
Yazan mehmet19, Ekim 18, 2007
arkadaşlar bana Yavuz Top'tan korkirem şarkısını yollayabilecek olan varsa beni msn'e eklesin çok mutlu olurum şimdiden teşekkürler..
UMUDA SERZENİŞ...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Ekim 22, 2007

Soldu yaban gülleri
Kimsesiz,
Soluksuz,
Çaresiz,
Dağ yamaçlarında…



Yitti dal gibi ince fidanlar,
Yorgun,
Sessiz,
Nefessiz
Mahpushane Kuytularında…




Uçurtma olup kayboldular gözden
İnce narin,
Güleç,
Sitemsiz,
Bereketli,
Yağmur bulutları…


Arıyorum yitiklerimi
Nerdesiniz !
Çıkın artık
Siz olmadan Deniz Balçık,
Siz olmadan
Güvercinler vuruldu güpegündüz
Siz olmadan direnç öksüz
Kitap dilsiz
Şiir renksiz
Mavi sürgün…

Bırakmayacağım sizi bir daha!...
Haykırsanız,
Ağlasanız,
Ayaz olup dokunsanız,
Dokunsanız,
Gözyaşlarıma…



Mehmet YÜCEL KAYA
19/10/2007-ÇİFTEHAVUZLAR/İSTANBUL
ŞEYTANA ÖFKE...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Ekim 27, 2007
ŞEYTANA ÖFKE
-----------------------------------


Bir bilseniz yalnızlığımı,
Dizelere sığınmak yetmiyor…
Bir bilseniz yaralarımı,
Merhemler yetişmiyor…


Bir uçurtma uçurdu GEZMİŞ Deniz,
Uçurtmayı seyreyledik yıllarca…
Amaçsız,
Çekingen ve korkakça…
Silkinmedik gece karanlığından,
Silkinmedik sonu gelmez kabustan…
Oysa nazlı-nazlı süzülürken,
“Var olmak budur canım kardeşim”
Diyordu usulca…


Bir çığlıktı ÜÇOK Bahriye,
Arap saltanatında köle,
Koca hükümranlığında dayak,
Çocuk doğurmada tavşan,
Çoğalan,
Çoğalan,
Çoğalan yıkık şehirler gibi …
Boynu bükük,
Yalnızların,
Anaların,
Kadınların meşalesi…



Kozmos aydınlık,
Evren yaratıcısıydı MUMCU Uğur,
Kızgın ateş topu…
Karanlıklar aydınlandıkça ateş topundan
Şeytanlar çoğalttı;
Kirli,
Dışkı dolu püskürtme suyunu…



Birer – birer yok edecek misiniz bizi ?
İnsan kisveli Şeytanlar…
Dünya yuvarlak dedi Galileo GALİLEİ…
Bakın işte dönüyor
Yine dönecek,
Yine dönecek,
Yine !....
Siz isteseniz de,
İstemeseniz de,
Bu ahir devran…



24/01/2007-BATIKENT/ANKARA
ELVEDA
Yazan mehmet Yücel KAYA, Kasım 03, 2007
ELVEDA…(*)


Musalla taşında mı yatıyorum ?
Bu cılız kalabalık,
Kimi niçin bekliyor ?
Canlarım- cananlarım nerdeler ?
Beni bırakıp bu soğuk mermerde,
Hangi karanlık dehlize gittiler ?


Benimde kalem tutan ellerim vardı
Büyümek, sonu olmayan masaldı.
Gün doğsun-gün kararsın,
Ana dizi yastıklardan sıcaktı.


Yokluğu yüklemiştim
İlkyaz bulutlarına,
Alabildiğine seviyordum börtü böceği
Kucaklamıştım,
Tüm çocuk gülücükleri,
Kucaklamıştım,
Göçebe sesleri…


Benimde gören gözlerim,
Türküler okuyan dillerim,
Çiçek açan yüreğim vardı
Gül yüzlü öğrencilerimin
Teneffüsse çıkış haykırışları,
Kulağımda asılı kaldı…


Şimdi bir var-bir yok oldum
Kefken’de güneşi göremeyeceğim,
Sapanca’da buzlu rakı içemeyeceğim
Dostlarımla çaylı sohbetler yapamayacağım,
Ellerim tutamayacak susamlı simidi
Sevda şiirleri okuyamayacağım…
Islanmamak adına kaçamayacağım yağmurlardan,
Kapı zilinde adım olmayacak,
Bağdaş kurup paşa sedirimde
Kahvemi yudumlayamayacağım,
Bir var-bir yok oldum,
Öyle mi ?

MEHMET YÜCEL KAYA-17/04/2007
HALİDE EDİP MAH.- ŞİŞLİ


(*)-16/04/2007 tarihinde vefat eden İlkokul öğretmenim Süleyman TOR ve onun nezrinde kaybettiğimiz tüm Atatürk öğretmenlerine…
...
Yazan ff, Kasım 04, 2007
smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif
tebrikler
Yazan mehmet, Kasım 05, 2007
sayın yavuz hocam ve sevgili gülizar abla.sitenizi çok beğendim ve tesadüfen buldum.yavuz top halk müziği merkezinde yıllarca eğitim aldık ve güzel bir dostluk yaşadık umarım yeni dersanenizdede aynı başarıyı yakalarsınız.ben şuan bildiğiniz gibi askerdeyim dersanenin açılışına gelmiştim ama şunu söyleyebilirim ki yaklaşık 3 ay sonra tekrar beraber olacağız sağlıcakla kalın türkü dostlarına selamlar
BARIŞ,FİZİK, ÖLÜM VE SEN...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Kasım 06, 2007
BARIŞ, FİZİK, ÖLÜM VE SEN…
---------------------------------------------

Buğday başakları kurudu saçlarında,
Ekim yağmurları yağıyor bak avuçlarına,
Aç yılanın sıçan arayış sürünme turları gibi
Ölüm gözlüyor olsa da köşe başlarında
Dert etme gülüm,
Selam olsun Azrail dostumuza…


Urartular geçmiş olsa da bedenimizden
Burnumuza Masis dağı,
Gözlerimize urmiye gölü deselerde,
Uygarlıkların yorgunluğunu taşısa da hücrelerimiz
Çıkacaktır elbet insanlık ,
Çıkacaktır Onur,
Çıkacaktır sorgu,
Aydınlıkla dolu “Bilim” yoluna…


Ve ey sen yıldızların dostu
Aslan ODTÜ’lü...
Bu kadar yalnız,
Yıkık,
Ve hüzünlüyken
Neden bıraktın ?
Sosyal demokratlarını yaralı,
Boynu bükük,
Sorunlarla baş başa…


Bir güvercin daha kanatlandı bilinmezlere,
Aksayan fizik,
Mahkum oldu engelli,
Tekerlekli arabaya…
Bir kütüphane daha yakıldı ,
Göz göre –göre…
Neden ?
Nasıl ?
Niçin ?
Kim ?
Soruları karşılıksız kaldı dudaklarda…







Birileri uyandırsın bizi anlamsız uykumuzdan,
Yalan desinler,
Gelecek desinler,
Yağmur olup,
Dolu olup,
Kar olup inecek desinler…
Kurak ,
Bozkır,
Bu verimsiz topraklara…



06/11/2007
ÇAĞLAYAN/İSTANBUL

BEZ SENDEN DERTLİ...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Kasım 13, 2007

BEZ SENDEN DERTLİ...

AKARSU OLUPTA ÇAĞLAMA GÖNÜL,
SAĞA-SOLA VURDUĞUN TAŞ SENDEN DERTLİ...
NASIL OLSA DENİZE ULAŞTIM DEME,
BUĞU BUĞU TÜTEN TUZ SENDEN DERTLİ


OVALAR, YOLLAR, BAYIRLAR AŞSAN;
İÇİNDEKİ HARI DERYA YA SALSAN,
YORULUPTA BİR GÖLGEYE OTURSAN,
GÖLGESİN TATTTIĞIN DUT SENDEN DERTLİ...


YAŞ KEMALE ERDİ NE YAPTIN GÖNÜL ?
UMMANIN SIRRINA VARDIM MI OLA ?
DÜŞÜNDE GÖRDÜĞÜN BİR VELİ DERVİŞ,
DERVİŞİN ELİNDE GÜL SENDEN DERTLİ...



MEHMET YÜCEL DER Kİ ;GEÇİYOR GÜNLER,
GEÇTİĞİ YERLERDE BİTMİYOR OTLAR
EKSİLDİ BİR BİR YADİGAR DOSTLAR
TABUTA ÇEKİLEN BEZ SENDEN DERTLİ...

MEHMET YÜCEL KAYA
25/01/2005-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL

DÜŞLER TORBASI
Yazan mehmet Yücel KAYA, Kasım 19, 2007
DÜŞLER TORBASI
-----------------------------

Ay ışığında bağlama melodisi,
Ay ışığında büyük çay senfonisi
Ay ışığında uçsuz-bucaksız kel toprak ,
Ay ışığında kaybettim
Anka kuşu diyarında,
Çocuk oyun bahçemi…


Sahi;
Efil-efil esen rüzgarın grup arkadaşı kavaklar,
Kırlangıç dolu çınarlar,
Toprak damlı evlerin avluları…
Boybeyi dedeli sohbetler,
Deli Haydar nağralı sokaklar,
Dönmezsiniz değil mi ?

Halbuki ne çok sevmiştim
Çayırlarda koşuşturmayı,
Kevgirle saman bağı çıkarmayı,
Suyu ırmağından tatmayı…
Ne çok sevmiştim,
Büyük nenemin kucağında uyumayı…


Bir masalmış yaşadığım hey kurbanım…
Kocaman bir yalanmış…
Geride suya yazılan bir mani mısrası bile kalmamış,
Kalamamış…

Şimdilerde ayazlar vurmadan göğsüme,
Üşüyorum ,
Sebebi belirsiz…
İlkyaz güneşinde
Kavrulup eriyorum…
Soluduğum oksijen,
Tattığım pekmezde,
Bir şeyler eksik…
Bir şeyler eksik gelende,
Gelende ve gidende…
Tomurcuğa patlayan buğday başağı,
Ekine yürüyen can suyu,
Gülümsetemiyor toprağı…
Bebelerin meme feryatları
Yavan…
Yavan ,
mezar taşlarında
Silinen
Yaşanılmışlık…
Yavan,
Ağıllardan
Otluklara yayılan
Koyun “me” leyişi…


Ne yapsam ?
Nere gitsem ?
Dağlar çukur kalır
Mazi tepesinde,
Volkanikler,
Erzincan ovası…
Anılar üzerime yürümeyin,
Yürümeyin !..
Kaşarlanmış Cellat kahkahası olup,
Kesmeyin kıldan ince
Düşler torbasını …

Mehmet Yücel KAYA
16/06/1997-Çayırlı-(Yaylakent)/ERZİNCAN
HAKİME HANIM...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Kasım 23, 2007
HAKİME HANIM…(*)
----------------------------

Görüyorsun halimizi Hakime hanım,
Bir gün aç-bir gün tokuz
Bulduğumuz ekmekle,tahin
Bir gün var-bir gün yokuz…

Mağazalar,
Caddeler boyu,
Halojen aydınlatma,
Caddeler boyu,
Ceketler-etekler
Vitrin-vitrinde,
Sefalet diz boyu…

Bir şehir daha yutuyor
Salya –tükürük varoşluyu…
Balat sırtları alaca karanlıkta,
Umutları gelecek güne öteliyor…
Birten abla uygun notalarla
Hayat veremiyor
Kucağından düşmeyen,
Düşürülmeyen (!)
Takdir adlı beyhude gitara…


Çoklu bilinmeyenli denklem
Adım atışımız
Hakime hanım,
Çözümsüz entegral ödevi…
Havasız bodrum katlar,
Bol rutubetli oda üçgeni…


Bana sorgular gözle bakma Hakime hanım,
Saçlarımdan ayaklarıma kadar masum değilim belki…
Bilmeni isterim ki,
Israrla sevgisizlik,
Israrla İmkansızlık
Israrla Soluksuzluk
Her kötülük nedeni…



M.YÜCEL KAYA
23/11/2007-ŞİŞLİ/İSTANBUL

(*)-23/11/2007 tarihinde Şişli adliyesi önünde mal beyanında bulunmayan,elleri kelepçeli bir kredi kartı mağduru, polis eşliğinde götürülüş fotoğrafı belleğime kazındı ve bu şiir oluştu.


MARTININ KARŞILIK BULMAZ YALVARIŞI...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Kasım 24, 2007
MARTININ KARŞILIK BULMAZ YALVARIŞI…
-----------------------------------------------

Çırpınıyor Sarayburnu’nda mavi
Vurdukça azgın sular kent kıyılarına,
Umudunu yitiriyor denizden ,
“Bugün de yarı aç kaldık” bakışlı
Kirli beyaz,
Aksak martı…
Bekliyor bir tutam simit,
Bekliyor bir tutam bohça
İnsan soylu
Durgun sular gibi,
Toktogan kar yüklemiş,
Dağlar gibi …
Dingin dostlarından,
Bekliyor…



Süzülüyor yakın buluta,
Dönüyor-seyreyliyor kalabalıkları…
Neden telaşlı meydanlar ?
Neden hınca-hınç duraklar ?
Neden asık suratlar ?
Nereye akıyor bu selamsızlar ?..
Ne istiyor dakikalar ?



Bulvarsa-bulvar siz çizmediniz mi ?
Betonu beton üstüne siz dikmediniz mi ?
Yeşili bizlere dar etmediniz mi ?
Güzel günler nutkunu siz çekmediniz mi ?
Denizde balığı yok etmediniz mi ?
Bir tek açlığımız ve,
Özgürlüğümüz elde kalan…
Hükümranı olabilirsiniz
Paranın,yakmanın ve talanın,
Megafonlar sabah-akşam sizi seslenebilir
Radyolar,televizyon kanaları
Çarşaf –çarşaf gazete sayfalarından
Eksilmeyebilir fotoğraflarınız
Siz olmadan açık verebilir genel bütçemiz,
Siz olmadan fabrikaların kapısına kilit…
Rüyalarına girebilirsiniz ergenliklerin
Belki sevindirip,
Belki üzebilirsiniz…



Siz olmadan hürriyet karaborsa,
Siz olmadan ekmek bulunmaz valla(!)…
Siz yoksanız tango oynanmaz bu salonda
Siz olmasanız aç kalır mezar ustaları,
Öksüz kalır “kara” ile “kirli”
Ne olur …
Ne olur …
Ne yaparsanız yapın!..
Geri verin bize,
Geri verin……
Mavi ile yeşili…


MEHMET YÜCEL KAYA
02/01/2007-SARAYBURNU/İSTANBUL

TOPRAĞA SELAM(*)
Yazan mehmet Yücel KAYA, Aralık 06, 2007
TOPRAĞA SELAM…(*)

Bakışını yerlere düşürme gül yüzlü anam,
Bilesin acılardır paylaşılmadıkça çoğalan,
Ablamı usundan silemesen de bir an,
Yaşananlar akıyor durmaksızın her an…



Gençlik başımda çağırma toprak,
Bırak caddeler bıksın voltalarımızdan,
Müzakerelerde bulunalım kürsülerden
İnsan soylu kardeşlerimizle,
Ihlamur kasrında kahvaltı yapalım doya-doya
Piyer loti’de kahve fincanlarımızı tokuşturalım,
Onat KUTLAR anısına ,
Ataol BEHRAMOĞLU ağabeyimizle…



Azrail yareninle bir olup çağırma toprak,
Evlenelim,
Kızlı-erkekli çocuklarımız olsun
Bağrımıza basalım
Bir gün birini,
Diğer gün öbürünü…
Alıştırma kağıtlarına,
Papatyalar,
Renkli - renkli desenler çizelim,
Bizlerden görüp öykünsünler
Gül yüzlü bebeler…





Sekseninde,
Dans ederken yaşananla,
İzmir- çeşme’de bir kalp kriziyle
Yakalasın ölüm bizi
Tıpkı Aziz Nesin üstat gibi…
Bırak,
Kitap –kitap gülelim,
Gezilmedik bir karış toprağı kalmasın,
Ekmekten aziz ülkemin…





Malatya’da kayısıyı
Erzurum’da kar sonrası ayazı
Artvin’de Sahara yaylasından yayılan gelin çiçeği kokusunu
Koklamadan alma bizi toprak,
Nedir bu acelen - telaşın (!)…
Bak biz halimizden memnunuz,
Bırak Kısrak atlarla yarışalım,
Dev adımlarla engeller aşalım,
Munzur’un deli-çoş suyunu
Izdıraptan sararan
Konya’dan,
Ankara’ya,
Kızılay’a bağlayalım…




Selam olsun yabana,
Selam olsun çulsuza,
Selam olsun gülümseyen,
Gülümseten mısraya…




Selam olsun bentlere,
Selam olsun çamurdan görünmeyen kentlere,
Selam olsun mahpus-mahpus susan
Zincir-zincir şakıyan,
Sorgulayan gerçeğe…
Buyur gel yanımıza,
Selam bizi sabırsızlıkla bekleyen,
Bekleyen,
Bekleyen ,
Bıkmadan bekleyen !...
Aç gözlü toprakla,
Azrail kardeşimize…



Mehmet Yücel KAYA
27/11/2007-ÇAĞLAYAN/İSTANBUL
(*)-Genç yaşta yitirdiğimiz tüm değerlerimize…









MELANKOLİ...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Aralık 10, 2007
MELANKOLİ
----------------------------------

Dal gibi, dalyan gibi bir gençlikti yiten…
Kamyonetlere yüklenmiş patates çuvalı gibi;
Yorgun,
Çaresiz,
Umutsuz,
Kirli,karanlık bir düzlemdi anılar…
Bir vardı,
Bir yoktu…


Gecekondu kapılarında var oluş narasıydı,
Kapısız,bacasız ilk çocukluğum…
Büyüklerim;
Kağıthane’den duyulurdu,
Kabataş’tan kalkan gemi sireni desinler,
Şimdilerde duyulmuyor yoksulluğun sesi…
Tophane’nin kardeşi Kabataş’tan…

Yediklerim zehir-zıkkım,
İçtiklerim kara kazanda kaynayan zift,
Isparta el halısı gibi dokusanız;
Halı üstünde,
Düşünen adamı olurum Auguste RODİN’in….


Kibrit çöpü benden güçlü ,
Saman kağıt dirayetli,
Atlar gibi kendimi vurasım gelir düz ovalara,
Çarparım blok - blok yükselen binalara…


M.Yücel KAYA
18/11/2003-ÇAĞLAYAN-İSTANBUL
İSTANBUL
Yazan mehmet Yücel KAYA, Aralık 15, 2007
İSTANBUL (*)


Rıhtım soğuk,
Üşüyen serçelerde kaçışmış
Ortaköy
Sahil çay bahçelerinde...



Alabildiğine çoş,
Alabildiğine isyanlarda mavi,
Yalnızlığını unutmaya çalışan şehir
Seni duyumsayınca;
Bir sahipsiz çocuk,
Tel örgülerde parçalanmış pankart gibi
Sayfaları parçalanmış felsefi kitaplar gibi,
Elleri koynunda çaresiz analar gibi
Kanatır ,
En olmadık zaman pergelinde,
Sol güvertemde hiç durmadan
İnsan –insan atan hissi motoru




Bir şehir ki;
Teneffüs etmek,
Tekstil makinelerinin ritmik şakımalarını,
Teneffüs etmek,
Balıkçı sandallarının,
Nazlı-nazlı
Mütevazı
Boğaza açılışını,
İstiklal caddesinden
Boylu –boyunca ;
Gizemli saltanatların
Arka bahçeleri,
Konsoloslukları seyreylemek…
Yeşile,
Tertibe duyulan hayranlıkla…





Bir şehir ki;
Yakılan-yıkılan düşler gibi
Her közünde çiçek-çiçek direnen…
Bir şehir ki,
Muhalefet-muhalefet gülen,
İşçi-işçi onaran
Mevlana gibi çağıran…
Hacı Bektaş gibi affeden,
Yunus gibi şükreden…




Bir şehir ki ;
Gözlerinde yaşlarla,
Kepçe-kepçe sökülen,
Beton-beton dökülen,
Hayırsız evlat eline düşmüş,
Öğretmen emeklisi…




Bir şehir ki;
Sigara- kolik
Akciğerler iflas etmiş,
On sekizinde,
Kanserle boğuşan
Yeni yetme
Damatlık delikanlı….




Bir şehir ki,
Ayakları kanıyor,
Hiç durmadan ağlıyor,
Yalvarıyor,
Vakit kaybetmeden
Ne olur…
Ne olurrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr....
Kurtarın beni…



MEHMET YÜCEL KAYA
13/01/2006-ORTAKÖY
İSTANBUL




(*)-Ortaköy’den Ulus’a giderken sağ yönde kalan Beşiktaş belediyesi’nin geçici olarak kullandığı azınlık vakıflarına ait yeşil alanlarda da yavaş - yavaş binalar yükselmeye başladı.Beton İstanbul’u teslim aldı.
ERZİNCAN...
Yazan mehmet Yücel KAYA, Aralık 19, 2007
ERZİNCAN (*)
-------------------------------
Terminalden kalkarken Otobüs,
Keşiş’in -çığının- altında kaldı
Seni fısıldayışım…
Tüm zamanlar sessizliğe büründü,
Gürültüler son buldu
Akrep, yelkovanla buluştu
Sus-pus oldu bağırışları muavinlerin…


Seni bırakıp bu şehirde,
Ardıma bakmadan gidiyorum…
Ovalar boyu buğday tarlaları,
Üzüm bahçeleri içinde
Tek-tük kavak ağaçları,
Sevdiğimi destursuzca ,
Haykırıp gidiyorum…


Biliyorum istilalara,
Depremlere direnen bu şehir
Ne Urartu taktı
Ne Pers ,
Ne de Bizans…
Dokuma tezgahları yine çalışacak,
Adını ilmik - ilmik
İşleyecekler sonsuzluk almanağına…
Bakır ustaları,
Güzelliğini resmedecekler,
Yazıkaya mağaralarına….
Damla-damla üzümlerden
Gülüşünü damıtacaklar fıçılara…



Teni, deyişlere diken;
Deyişleri tespih ipliğine geçiren,
Ermişler ermişi
Deli Aziz’ler,
Deli Lütfü’ler
Selam eyleyip geçtiler bu topraklardan,
Selam eyleyip geçtiler,
Terzi babalar,
Cemal abdallar,
Hıdır Abdallar
Ve….
Hasan efendiler…,
Bedenimi seferi ,
Gözlerimi seferi
Ruhumu Erzincan’da ,
Bırakıp,
Bırakıp gidiyorum…




MEHMET YÜCEL KAYA
17/04/2006-ERZİNCAN


(*)-Erzincan ve terörün son bulması halinde Tunceli temiz havası, suyu ve bakir yeşillikleriyle bir sağlık turizmi başkenti olabilirler.

YAVUZ TOPUN AKRABASINDAN
Yazan Fikri TOP 'un torunu, Aralık 20, 2007
Merhaba Yavuz abi .Ben Fikri TOP un torunu ,Hasan Fehmi TOP un oğluyum.Erzincan Tercanlıyım ..Yengeniz Nigar TOP un torunuyum .Babamın selamı var .Saygılar!!! Bir cevap yazmanı bekliyorum.
merhaba sayın hocam
Yazan orhan bayram, Ocak 10, 2008
sayın hocam bir kasette dinlediğim bir türkünüzün sözlerini ve türkünün kendisini arıyorum ama sitenizde dahil olmak üzere hiçbir yerde buna muvaffak olamadım. Eğer bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. Hatırlatabilmek için sözlerinden hatırladıklarımı yazmak istiyorum
Gel sofu birinci başta
Hak yoluna girmek gerek
Saf olup en eğrilikte
Adam gibi olmak gerek
**** ***** *****
Sekizinci bir hak kelam
Böyle sofu olmaz vesselam
Esiri der oldu akşam
Her vaktini bilmek gerek

İLGİNİZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER SAYIN HOCAM
Nefes
Yazan Feyzullah Seçkin, Ocak 16, 2008

HAKK YOLU

Er yolundan hoş gelenler:
Deyin bana dava nedir?
Hakk yolunu boş bilenler:
Cahil değil daha nedir?

Girmiş isen gerçek yola;
Rehber olur Tanrı kula.
Otursa da posta çula;
Evliyalar bahanedir.

Topraktansa cümle beden;
Hakk değil mi buna neden?
Bilsinler ki gelip giden:
Tüm gönüller ihvanedir.

Gafillerin boş evgisi;
Yobaz bilmez hak hangisi.
Asıl olan er sevgisi;
Gerisi boş teranedir.

Batımızda gafil papaz,
Doğumuzda cahil yobaz.
Olamazlar kimseye baz;
Alanlarsa viranedir.

İnsanlığı insan yapan,
Olur mu hiç puta tapan?
Hakk yolundan haktan sapan:
Bir meczuba avanedir.

Kimi sultan kimi şahtır,
Onu orda tutan tahttır.
Hakk gönülde bir konaktır,
İnsan olmak şahanedir.

Olmuşuz biz er türabı,
Akıl almaz her serabı.
İçtiğimiz aşk şarabı;
Gönlümüz bir meyhanedir.

Dost Feyzi’yim haktan yana;
Gerçek olan Hak’tır bana.
Dost yolunda yana yana;
Garip gönlüm divanedir.

http://feyzullahseckin.sitemynet.com

Sevgili Hocam: Sitenizi ziyaret etmekten onur duydum. Selam ve saygılar sunarım.
kerbela ağıdı
Yazan ali rıza kalender, Ocak 20, 2008
sevgili hocam,yürekleri parçalayan bir matem ayını daha geride bırakıyoruz,bu ay'ın anısına yeni bitirdiğim şiiri hediye ediyorum...

Yürekler görmedi böyle yara
Geldi matem günü, düştüler zar'a
Kerbela'dan figanlar yükseldi arş'a
Ciğerparem Pir'im ya İmam Hüseyin

Lanet yezit kaçtı, ordusunu yolladı
Kafirlerin hepsi birbirini kolladı
Susuz yiğitler kelplere kılıç salladı
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin

Zalimler toplandı, Fırat suyunu kesti
Susuz Mazlumların kanı toprağa düştü
Ömür zay oldu, ciğerler pişti
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin

Hüseyn'im savruldu çıktı meydana
Hayli kafir kırdı, baktı semaya
Gül teninden aldı altmışyedi yara
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin

Ehli Beyt feryat etti, gözyaşın döktü
Balıklar ağladı, güller boyun büktü
Doğan güneşe ay'a zifiri çöktü
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin

Mahşere kadar kanar, durmaz bu yara
Hüseyn'im şehit oldu, can düştü zar'a
Sorulacak hesap kaldı ulu divana
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin

Fatma Ana kuzusu, şehitler şahı
Lale sümbül menekşe, gül'ü reyhanı
Cennet Efendisi, köşkü mekanı
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin

Ehlibeyt yolunun olurum kurbanı
Hak sensin, gönüllerin dini imanı
Kalender, olurum ayağın turabı
Ciğerparem Pir'im Ya İmam Hüseyin
TÖVBENAME
Yazan ali rıza kalender, Ocak 20, 2008
Gece gündüz hasretinle yanarım
Hata ettim yüreğimden kanarım
Günahkarım eşiğinde ağlarım
Yaradan'ım bağışla bu kulunu

Sen Mevla'sın yaratansın Sultan'sın
Padişahsın tüm dertlere dermansın
Sahibimiz, alemlere Rahman'sın
Güzel Mevlam bağışla bu kulunu

Men kulunum, biçareyim, harabım
Perişanım, eşiğine turabım
Nefs kabzına hapsolunmuş köleyim
Biriciğim bağışla bu kulunu

Onsekizbin alemlere mazharsın
Aşk kabesi gönüllere sübhansın
Dertlilere, kederlere reca'sın
Ya Allah'ım bağışla bu kulunu

Ciğerlerim lime lime serildi
Neşterlendi,sefil yürek yarıldı
Naçar ömrüm sonlarına varıldı
Ya Ahir'im bağışla bu kulunu

Günahkarım, fakirinim, hederim
Kimsem yoktur sensiz nere giderim
Gün geçtikçe artar gamım kederim
El Eman'ım bağışla bu kulunu

Bulamadım eşim, canım, yoldaşım
Hep yalnızım, sensin daim haldaşım
Gurbet elde kaldım, yoktur candaşım
La İlahe İllallah, bağışla bu kulunu

Gözyaşlarım derya oldu duruldu
Can evimde yüreciğim vuruldu
Eşiğine geldim dar'ım kuruldu
Ya Sultan-ı Zişan bağışla bu kulunu

Muhammed'i kıldın bizde secdegah
Can Ali'yi derledin de kıblegah
Sensin derman, nur içinde Nurullah
Kadir Rahman bağışla bu kulunu

İmam Hasan'a ağu verip kıydılar
Şah Hüseyn'i susuz koyup canın aldılar
İmam Zeynel'i gözü yaşlı yetim koydular
İmamların aşkına Hü, bağışla bu kulunu

İmam Bakır zindanlarda çürüdü
İmam Cafer ilim deryasın bürüdü
İmam Musa aşk od'uyla yürüdü
İmamların aşkına Hü, bağışla bu kulunu

İmam Rıza Horasan'ın nurudur
İmam Taki gönüllerin ser'idir
İmam Naki aşk deryasın yeridir
İmamların aşkına Hü, bağışla bu kulunu

İmam Hasan Askeri canımızın canıdır
İmam Mehdi sırrı batın varıdır
Fatma Ana Muhammed'in nurudur
Ehli Beyt'in aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Hünkar Hacı Bektaş Serçeşmemiz Pir'imiz
Baba Mansur ocağında serilidir derimiz
Biz kulunuz, sensin sahibimiz varımız
Pir'imizin aşkına Hü,bağışla bu kulunu

Pir Sultan'ın dar ağacı kuruldu
Ali Baba yüreğinden vuruldu
Kızılırmak kan ağladı, duruldu
Erenler'in aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Banaz yaylasında Pir'im yürüdü
Haram bile yemedi, itlerimiz ürüdü
Hınzır Paşa gaflet çamurunda çürüdü
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Hüseyin Gazi sultan sancaktar
Pir Sultan Abdal cana mazhar
Munzur Baba'dır sırrı didar
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Düzgün Baba yüce dağa yürüdü
Seyit Battal Gazi zırhlarını bürüdü
Zalimler helak oldu, ruhları çürüdü
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Sarı Saltuk Rum Diyar'ın eledi
Balım Sultan aşk şarabın diledi
Hünkarımın ardından kuzucuklar meledi
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Abdal Musa girdi ceylan donuna
Kızıl Deli can derledi canına
Karacaahmet çağladı müminlerin yanına
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Kadıncık Ana hamurunu yoğurdu
Yaz baharda koyunların hepsi ikiz doğurdu
Karadonlu Can Baba kafiri yola getirdi
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Aşkın aleviyle yandım yakıldım
Gönül denizinde seyre bakıldım
Felek yolum kesti, ağına takıldım
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu

Kalender'im aşığınım fakirim
Kemter kul'um huzurunda hakirim
Aşkınla daim yanarım, zakir'im
Erenlerin aşkına Hü, bağışla bu kulunu.....

(Sevgili Hocam güzel yolumuzun hürmetine yazdığım bu şiiri size armağan ediyorum)
YETİŞ YA HÜNKAR
Yazan ali rıza kalender, Ocak 20, 2008
"Serçeşmemsin, Hünkar'ımsın Pir'imsin, ilacımsın merhemimsin gülümsün"

Aşk narında ciğerciğim dağladım
Eşiğine yüzler sürdüm ağladım
Deryalarda kan ağladım, çağladım
İlacımsın merhemimsin yetiş Ya Hünkar

Aylar oldu ayrı düştüm gülümden
Aşk acısı beter imiş zulümden
Çıkmaz oldum cehennemden, ölümden
Sana geldim yardım eyle Ya Hünkar

Sevda oku şu sineme saplandı
Gönül defterime kara kaplandı
Garip ömrüm biçareye bağlandı
Yetiş imdadıma Pir'im Ya Hünkar

Yaz baharda nehir derya çağlaşır
Yüreğimde söğüt çınar ağlaşır
Kor ateşlerde yaram dağlaşır
Canım yoluna kurban medet Ya Hünkar

Dergahında lale sümbül açılır
Yüreklere gül-menekşe saçılır
Eşiğinde kin nefretten kaçılır
Serçeşmemsin dermanımsın yetiş Ya Hünkar

Pir'i olmayanlar bulurmu derman
Alın yazısına Hak yazar ferman
Mevla'mdır Yüce Seyyit, Koca Serdar
Pir'imsin Veli'msin yetiş Ya Hünkar

Hümmet eyle nurlu yollar açılsın
Mevla'mın sevgisi canlara saçılsın
Yarimin kolu boynuma sarılsın
Bektaş'ımsın Hacı'msın yetiş Ya Hünkar

Genç ömrümde yüzüm asla gülmedi
Yüreğimi parçaladı gitti gelmedi
Yalvardım Mevla'ya canım almadı
Bu canı yoluna serdim yetiş Ya Hünkar

Varmı eşiğinden başka gidecek kapı
Ömrüm harap oldu, virane yapı
Kurudu güllerim, tohumu sapı
Damlamsın deryamsın yetiş Ya Hünkar

Gözyaşlarım kanlı akar dökülür
Ciğerlerim parça parça sökülür
Mecnun'um yüreğimden kanlar köpürür
Aklım başımdan gitti, yetiş Ya Hünkar

Bitecekmi acep bu acılar
Harap oldum ciğerciğim sancılar
Yalan dünya yolcuyum, nerde hancılar
Dertlerimin dermanısın yetiş Ya Hünkar

Kırdıysam gönlünü affet kulunu
Ayırma bizden güzel yolunu
Aç Kalender'e ellerini kolunu
Ali'm sin Veli'msin yetiş Ya Hünkar

Eylül 2006
(Hacıbektaş'ta bulup yitirdiğim sevdiğime)
...
Yazan MMEHMET YÜCEL KAYA, Ocak 26, 2008
YİTİPTE GELMEYEN…
---------------------------------------------


Derin uykusundan uyanıyor komşu kızı,
Buğulu camlardan süzüyor sokak uçlarını,
Köşede Hasan paşa açmamış bakkal kepengini
Hızla kaybediyor şehir nefesini,
Hızla kaybediyor,
Hızla !...
Bahçeli
Tek katlı
Gecekondu evlerini….


Oysa; gülümseyişlerimiz takılı kalmıştı
Şeftali ağacına,
Birlik evimizin…
Oysa,
Deyişler eşliğinde dillendirilmişti
Gökyüzü…
Oysa,
Yarin yanağından gayrı
Ortaktı tüm ertelenmiş düşler…
Kurbağa dolu yeşillikte,
Hiç gelmeyecek olandı yazgı…
Komiser kolombolu,
Kaçak kımbıllı
Heidi’li
Televizyon ekranıydı,
Daracık oturma odalarının…




Öğlen sonrası
Sokak satıcılarının
İki ucu askılı
Sac tepsilerde
Yoğurt satış haykırışlarıydı,
Kurtarılmış sokaklarıydı çocuk adımların…
Uzun-ince bir düzlemdi yaşananlar,
Düşsel bir atmosfer…
Düşündükçe hüzünlenilen…
Sonbahar yaprağının
Dirayetsiz son nefes alış-verişiydi…






Biliyorum,
Artık dönmeyecek yitenler
Yaş otuz beş yolun yarısı demişse TARANCA,
İpi elden kaçırdık,
Sahi nerede kaldı ?
“Evli evine, köylü köyüne
Evi olmayan sıçan deliğine…”
Nakaratlı oyunumuz…
Zürafa boyuyla ,
Hiddetli sesiyle
İlkokul müdürüm KOÇ Cafer,
Teni toprakla kardeş olan TOR Süleyman
Avrupa’nın en büyüğü
Üzerinde adalet sarayı yükseltilen
50. yıl Çağlayan lisem…
Nerede kaldı ?
Yitipte gelmeyen…

M.Yücel KAYA
30/12/2007-Yıkılan Çağlayan Lisesi, yeni yapılacak olan Adalet sarayı inşaatı önü
ÇAĞLAYAN/İSTANBUL

(*)-Ülkemizde emeğe ve tarihe saygı duyulmaması nedeniyle en nadide kurumlarımız satılıyor.Eğitim kurumlarımız yıkılıyor…
Saygıdeğer Hocam
Yazan Gazi, Şubat 13, 2008
Hocam başta saygılarımı sunarım sizi küçüklüğünden beri severek dinlerim sizin türkülerinizle büyüdüm.Yorumunuz sanatçı duruşunuz harika ötesi,
Hocam ben sizden bağlama dersi almak istiyorum kendim az çok çalıyorum sizin gibi büyük bi ustadan ders almak istiyorum,fakat ben mersinde ikamet ediyorum burda sormak biraz abes olabilir ama küçükte kusur büyükte affınıza sığınaraktan kursunuz hakkında nasıl bilgi edinebilirim,kurs süresi ne kadar sürüyor?kurs saatleri,haftada kaç saat,ücret vs hakkında nasıl bilgi sahibi olabilirim hocam tekrar kusura bakmayın ama bunlar kafamı karıştıran konular çünkü istanbula yerleşmem gerecek sizden kurs alabilmek için bu soruların cevabını mailime atıp arkadaşlar kurs hakkında aydınlatırsa cidi ciddi sizden kurs almayı istiyorum hocam.
Şimdiden saygın kişiliğiniz önünde saygıyla eğiliyorum türkü tadında,türküler kadar yürekli kalmanız dileğiyle.
SAYGILAR.....
...
Yazan soydan KURUN, Şubat 28, 2008
küçüklügümden beri albumleriyle büyüdüm yavuz top hocamiza te$$erkürler erderim.
kendim Fransa'da tip okuyorum, ve sürekli zamanim oldugunda eski albumlerden çaliyorum, çünkü bu türülerle ki$iligim olu$tu ve hatiralarim bilinçaltima yerle$ti.(bu tabiiki yeni albümünüzün kötü oldugu demek degildir, tam tersine hala çok degerlidir)
bana göre sazinizla ve sözünüzle, doktorlarla hemen hemen ayni görevi görmektesiniz : insanlarin kendi hayatlarina huzur getirilmesine yardim edersiniz.
umarim pek rüdimanter olan türkçemlen kendimi onlami$ olumurum..

saygilarimla,yavuz top hocam.
soydan Kurun
...
Yazan BÜLENT, Mart 26, 2008
Merhabalar hocam.bu veb sitesini açmanızdan dolayı sizi tebrik ederim iyi ki böyle bir çalışmada bulundunuz.sizden çok büyük feyz alıyorum.iyi çalışmalar...
şarkı sözü
Yazan dilek bilga, Nisan 16, 2008



YİNE BABALARIN TUTTU

Al giymedim ki; alınayım
Gelin gibi salınayım.
Senin gavur ettiğini,
Adamdan mı sayayım



Afyonun başına vurdu.
Yine babaların tuttu.
Dilin acı soğuktu
Kalbim inan buz tuttu.


Akşamdan hacı niyaz i,
Sabahtan eski Yahudi
Senin ne mal olduğun
Sohbetin den belliydi.


Senin aradığın kantar
Bursa da kestane tartar.
Uyanık geçinen aptal,
Bağlandığı yerde olar.






şarkı sözü
Yazan dilek bilga, Nisan 16, 2008


GÖÇMEN GÖZLÜM

Gözlerim Ağlamaklı, yağmura mı özendin
Hani Şu Dört Mevsimden Son Baharı Severdin?
Yolculuk Var Galiba,Kuşlara mı Özendin
Seni çok seviyorum hoşçakal göçmen gözlüm

Kaderinmiş bu senin göç göç olup dolaşmak
Her çiçekten bal için binbir toza bulaşmak
Bir daha mümkün değil mumkün değil buluşmak
Seni çok seviyorum hoşçakal göçmen gözlüm
DİLEK BİLGA






İSTENMİYORSUN


YALAN AŞKIN İÇİN Mİ DİL DÖKÜYORSUN
KEMKÜM ETME SUÇUNU SEN BİLİYORSUN
NE YAZIK Kİ; GÜZELİM ALDANIYORSUN
BU DEFA BEN DEYİL SEN GİDİYORSUN
GURURUN YOKMU SENİN İSTENMİYORSUN...

ARTIK ESKİSİ GİBİ ÖZLENMİYORSUN
BU NAZ BU KAPRİS İLE ÇEKİLMİYORSUN
BU DEFA BEN DEYİL SEN GİDİYORSUN...
SEN BENİ BİR AN ÖNCE UNUTMAYA BAK

KÜL OLDUM YETERİNCE BAŞKA BİR CAN YAK
DÜŞÜRDÜN EĞİLİNCE YENİ MASKE TAK
BU DEFA BEN DEĞİL SEN GİDİYORSUN
DİLEK BİLGA


ESKİSİ KADAR

GÜNLERDEN AYRILIK MEVSİM YANLIZLIK
IŞIKLARIM SÖNMÜŞ ODAM KARANLIK
ECELLE YAPTIĞIM YAMAN PAZARLIK
BENİ KORKUTMUYOR ESKİSİ KADAR

ISLAK KALDIRIMLAR ISSIZ SOKAKLAR
TANIDIK GELİYOR BÜTÜN ACILAR
DUYMAKTAM BIKTIĞIM MASUM YALANLAR
GÜCÜME GİTMİYOR ESKİSİ KADAR

SAYENDE KAPATTIM AŞK DEFTERİNİ
SAYENDE TÜKETTİM SEVİNÇLERİMİ
GÖZÜM KARARSA DA BULUTLAR GİBİ
BENİ AĞLATMIYOR ESKİSİ KADAR
DİLEK BİLGA




SEN NESİN

ÖYLE SICAK SEVGİ DOLU VE ŞENSİN
SEN BAŞIMA GELEN EN GÜZEL ŞEYSİN
ANLATMAK NE MÜMKÜN KELİMELERLE
SEN YAŞAM SEBEBİM TEK İFADEMSİN

HAYAL MİSİN DÜŞ MÜ SÖYLE SEN NESİN
DEMİN CANDA İDİN ŞİMDİ TENDESİN
ÖYLE KARIŞIK Kİ, HİÇ BELLİ DEĞİL
SÖYLESENE BEN Mİ SENDE, SEN Mİ BENDESİN?
DİLEK BİLGA


BAHANE

DOSTLUKLAR KURULMUŞ ÇIKAR ÜSTÜNE
YALANA TAHAMMÜL EDEMİYORUM
DÜŞEN MASKELERİN SAHTE YÜZÜNE
BAKMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM

SÖZ NEDEN GÜMÜŞ SÖYLE BE SARRAF
SÜKUT ALTIN DEĞİL TUTMA HİÇ TARAF
HAKSIZLAR EDERKEN PEŞPEŞE BİN LAF
SUSMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM

HEP BÖYLE DEĞİL Mİ KULUN KADERİ
SEN BARİ ŞEYTANA UYMA DÖN GERİ
ÇATAL DİLDEN ÇIKAN ZEHİR SÖZLERİ
DUYMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM
DİLEK BİLGA




BİR AŞKA AİT

UZAKTAN GÖRDÜĞÜN YÜZÜN EŞGALİ
GÖNÜL ARŞİVİNDEN BİR AŞKA AİT
GÖZLERİMDEN YAĞAN BU HÜZÜN SELİ
NEFRETLE ANDIĞIM BİR AŞKA AİT

BELKİ DE SAYILI BİR KAÇ SAATTİ
ÖMRÜMDEN ÇALDIĞIN ZAMANA AİT
YÜREĞİMİ SARSAN BU HAZİN VEDA
YASINI TUTTUĞUM BİR AŞKA AİT

DUYDUĞUM ENDİŞE BENİ ŞAŞIRTTI
YILLAR VAR Kİ KALBİM BÖYLE ATMADI
HAYALİMDE ÇALAN BU HÜZZAM ŞARKI
KÜLLENMİŞ SANDIĞIM BİR AŞKA AİT
DİLEK BİLGA


KAÇTI TREN

HAYELLERİN GERÇEK OLSA
GÜZELLİKLE DOLUP TAŞSA
BUNUN SONU ÖLÜM OLSA
KAYBETTİN YA BULAMAZSIN

BENİ BANA UNUTTURDUN
ÇIKMAZLARA YOL TUTTURDUN
YOK Kİ, ARTIK YERİM YURDUM
ARAMA HİÇ BULAMAZSIN

KAÇTI TREN VAR EL SALLA
YİNE DE KAL SAĞLICAKLA
YİNE DE KAL SAĞLICAKLA
YAR SÖZÜNÜ KESTİM BALLA
KAÇIRDIN YA BULAMAZSIN

BİLESİN Kİ; BU SON ÇIĞLIK
BU SON FERYADIMDIR ARTIK
YALIN AYAK YAKAM YIRTIK
GÖNDERDİN YA BULAMAZSIN
DİLEK BİLGA



ALLAH'A MAHSUS

VERMEDEN ALMAK TEK ALLAH'A MAHSUS
NE VERDİN Kİ BENDEN NE İSTİYORSUN
BİR GÖNÜL BORCUYDU ÖDEDİM BİTTİ
BU AŞKTAN SEN DAHA NE BEKLİYORSUN

CAN DEĞİL MAL DEĞİL GÖZÜNDE GÖZÜM
BİR HAYAT SÖNDÜRDÜ YANLIŞ BİR SÖZÜN
BEN BİTTİM TÜKENDİM DAĞ GİBİ ÇÖKTÜM
BU AŞKTAN DAHA NE BEKLİYORSUN
DİLEK BİLGA

NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM?

NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM
AH İÇİMDEN NELER GEÇİYOR NELER.......
BİR TÜRLÜ BOŞALIP DOLAMIYORUM
HARCANIP GİTTİĞİ HALDE SENELER.....
NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM

KAH GÜLDÜM AĞLADIM KAHU AHUZAR
KENDİME SİTEMİM VAR DİLDE İNTİZAR
TUTUŞMUŞ YANARKEN TENDE ARZULAR
NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM
BİR TUTAM SAÇIMI YOLAMIYORUM
DİLEK BİLGA

KODUM MU ÖPERSİN YERİ

YALANIN BİRİ BİN PARA...
TENCERE DİBİN KARA
SENİNKİ BENDEN KARA...
BENZERDİN YALDIZLI HAPA.

TATLI DİLLİ SU FİRENGİ
PEKTE ÇABUK SOLDU RENGİ
BENDEKİ BU DEVE DİKENİ
KODUM MU ÖPERSİN YERİ

ŞAKAM YOK BİLİRSİN BENİ
AH OYNAK YÜREKLİ SENİ
SAPI SİLİK SANDIN BENİ
BU KANTAR ZOR TARTAR SENİ.
DİLEK BİLGA



YİNE BABALARIN TUTTU

AL GİYMEDİM Kİ ALINAYIM
GELİN GİBİ SALINAYIM
SENİN GAVUR ETTİĞİNİ
ADAMDAN MI SAYAYIM

AFYONUN BASINA VURDU
YİNE BABALARIN TUTTU
DİLİN ACI SOĞUKTU
KALBİM İNAN BUZ TUTTU

AKŞAMDAN HACI NİYAZİ
SABAHTAN ESKİ YAHUDİ
SENİN NE MAL OLDUĞUN
SOHBETİNDEN BELLİYDİ.

SENİN ARADIĞIN KANTAR
BURSA'DA KESTANE TARTAR
UYANIK GEÇİNEN APTAL
BAĞLANDIĞI YERDE OTLAR.
DİLEK BİLGA

YALAN ETTİLER

KAHIR MAHZENİNDE YILLANMIŞ DERTLER
AŞK DENEN NİMETTEN MAHRUM ETTİLER
AYILIP KENDİME GELENE KADAR
GENÇLİĞİME KIYIP TALAN ETTİLER

KİM VURDUYA GİTTİ BENİM HAYATIM
BİR ZALİMİ SEVMEK BÜTÜN GÜNAHIM
DOLMADI MI ÇİLEM YETER ALLAH'IM
BENİ DOĞDUĞUMA PİŞMAN ETTİLER

YALVARDIM YAKARDIM DİNLEMEDİLER
ZAVALLI KALBİMDEN NE İSTEDİLER
DERTMİŞ ÇİLEYMİŞ BİRDE BAKTIMKİ
KOSKOCA ÖMRÜMÜ YALAN ETTİLER
DİLEK BİLGA



KÖYÜM TÜTÜYOR GÖZÜMDE

KARLI DAĞIN TEPESİNDEN
BİR YOL İNER BİZİM KÖYE
ÇOKTANDIR AYAK BASMADIM
KÖYÜM TÜTÜYOR GÖZÜMDE

GÖZÜ GÖRMEZ YAŞLI NİNEM
ÇORAP ÖRERMİ ELİNDE
KUŞLUK VAKTİ ÇOBAN ALİ
TÜRKÜLER SÖYLERMİ YİNE

TAŞLI TOPRAKLI YOLLARI
SERİN SOĞUKTUR SULARI
ÇOK ÖZLEDİM ORALARI
KÖYÜM TÜTÜYOR GÖZÜMDE
DİLEK BİLGA

·



hocam ben dilek bilga tel 05383620658 nacizhane şarkı sözü yazıyorum mesam üyesiyim desteklerinizi bekliyorum
Yazan dilek bilga, Nisan 21, 2008

NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM?

NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM
AH İÇİMDEN NELER GEÇİYOR NELER.......
BİR TÜRLÜ BOŞALIP DOLAMIYORUM
HARCANIP GİTTİĞİ HALDE SENELER.....
NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM

KAH GÜLDÜM AĞLADIM KAHU AHUZAR
KENDİME SİTEMİM VAR DİLDE İNTİZAR
TUTUŞMUŞ YANARKEN TENDE ARZULAR
NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM
BİR TUTAM SAÇIMI YOLAMIYORUM
DİLEK BİLGA
kütfen hocam desteklerinizi bekliyorum
Yazan dilek bilga, Nisan 21, 2008
Yavuz Top Resmi Web SitesiKENDİME SİTEMİM VAR DİLDE İNTİZAR TUTUŞMUŞ YANARKEN TENDE ARZULAR NEDEN KENDİM GİBİ OLAMIYORUM BİR TUTAM SAÇIMI YOLAMIYORUM ... 2008 Yavuz Top Resmi Web Sitesi.

bu dizelerin sahibiyim fakat bir okadarda sahipsizim .mesam üyesiyim .fakat tanıdığım kimse yok bu konuda
değerli hocam benim siz değerli büyüklerimden br ricam olacak
Yazan dilek bilga, Nisan 22, 2008
MESAM ÜYESİ OLMAMA RAHMEN KASETTE OKUNMUŞ İKİ ŞARKIM OMASINA RAHMEN SİZ DEĞERL BÜYÜKLERİME ULAŞAMIYORUM HOCAM EN
BÜYÜK DİLEĞİMŞE YAZDIĞIM ŞARKI SÖZLERİNİN HAYATA GEÇMESİDRİHOCAM BU KONUDA GERÇEKTEN DESTEKLERİNİZE İHTİYACIM



VAR.EN DERİN SAYGILARIMLA
Ve...Mehdi *Türk Sol İslâm Hareketi*ni kuruyor...
Yazan ayhan aytaç, Nisan 28, 2008
Kimden : atatürkvehumeynistratejisi (Bay, 35)
Kime : Grup: Alevî Uyan...Mehdî Geldi...
Tarih : 28.4.2008 11:42 (GMT 2:00)


Konu : Ve...Mehdi *Türk Sol İslâm Hareketi*ni kuruyor...


Mehdî'nin zuhuru yakındır...

Mehdî Alevîlerin Şah'ı,Şiîlerin İmam'ı,Müslümanların Halifesidir...

Artık seçim ve geçim zamanı değildir...
Ve...işte şimdi Devrim zamanıdır...

O şimdi Asker...
O şimdi Gerilla...
O şimdi Devrimci...
O şimdi Mehdi Sahib-i zamandır...

Mehdi diyor ki;

En büyük demokrat ve en gerçek devrimci Rahman ve Rahim Olan 'ALLAH'TIR...
Bizim 'ALLAH'ımız ULU DEMOKRAT VE YÜCE DEVRİMCİDİR...O DİN GÜNÜNÜN MALİKİ VE SULTANIDIR...GERÇEĞE HÛ...

Türk Sol İslâm = Alevilik...
Türk Sol İslâm = Bektaşilik...

Anadoluda müslümanın adı Alevi...
Türk'ün adı Bektaşidir...

Anadoluda aydınlanma ancak...
Alevilikten ve Bektaşilikten geçer...

Alevilik ve Bektaşilik kısaca...
Türk İslâm sosyalizmidir...

Türküm doğruyum çalışkanım...
Türküm solcuyum müslümanım...

Ne mutlu türküm diyene...
Ne mutlu türküm solcuyum müslümanım diyenlere...

Bir türk dünyaya bedeldir...
O türk Mehdi sahib-i zamandır...

Yurtta sulh dünyada sulh...
Yurtta islâm dünyada islâm...

Türk milleti tarihte türktü türk kalacaktır...
Türk milleti tarihte müslümandı müslüman kalacaktır...

Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet...
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklâl...

Yâ istiklâl yâ ölüm...
Yâ hicret yâ cihad...

Türk Sol İslâm Hareketinin bayrağı onurlu, şerefli, asil ve soylu muzaffer türk bayrağıdır...Öyle ki; siyasi stratejimiz açısından hilal islâmı, yıldız sosyalizmi, bayrağın kızıllığı türkün şerefli kanını temsil etmektedir...Dini stratejimiz açısından hilal hz.Ali'yi, yıldız hz.Mehdi'yi, bayrağın kızıllığı ise; hz.Ehl-i Beyt'in şerefli kanını temsil etmektedir vesselâm...Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur...

Şeytan üçkeni stratejisi ve Rahman üçkeni stratejisi deşifre edilmiştir...Öyle ki; şeytan üçkeni stratejisinin ırk kutbunda ingilizler ideoloji kutbunda faşizm din kutbunda ateizm vardır...Rahman üçkeni stratejisinin ırk kutbunda türkler ideoliji kutbunda sosyalizm din kutbunda islâm vardır...

Bir insan ya şeytanın yanındadır yada rahmanın yanında...
Ya deccalin tarafındadır yada mesihin tarafında...
Ya süfyaninin askeridir yada mehdinin askeridir...
Ya batıldan yana olup bozguna uğrar yada haktan yana olup zafer kazanır...

Işık geldi mi,karanlık yok olur...
İman geldi mi,güman yok olur...
İlim geldi mi,cehalet yok olur...
Rahmet geldi mi,zulüm yok olur...
Adalet geldi mi,haksızlık yok olur...
Cesaret geldi mi,korku yok olur...
Mehdi geldi mi,deccal yok olur...
Mesih geldi mi,şeytan yok olur...
Kıyamet geldi mi,kainat yok olur...
Rahman geldi mi,onsekizbin alem yok olur...
Hak geldi mi,batıl yok olur...
Çünki batıl yok olmaya mahkumdur...

/C* / TÜRK SOL İSLÂM HAREKETİ...

Zikr-i hakikatimizdir...
______________________
Bakî Gerçekler Demine Hû,Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hû Mü'mine Yâ Alî Yâ Mehdî Sahib-î zaman...
değerli hocama en derin saygılarımla SAĞOLUN VAROLUN
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008





SENDEN GELCEK HAYIR ALLAH’TAN GELSİN
KENDİMİ UNUTTUM DÜŞTÜM DERDİNE
NE GECEMDE HAYIR NE GÜNDÜZÜMDE
YAŞAYAN ÖLÜYE DÖNDÜM SAYENDE
SENDEN GELCEK HAYIR ALLAH’TAN GELSİN.


BİLMEMKİ; NEREDEN RASTLADIM SANA
NEREDEN KAPILDIM AŞK RÜZGARINA.
ALDA ÇAL SEVDANI ZALİM BAŞINA,
SENDEN GELCEK HAYIR ALLAH’TAN GELSİN


DÜNYA’YI SERSENDE AYAKLARIMA
GÖZÜMDE DEĞERİ YOK BUNDAN SONRA
DİLERİM Kİ BİR DAHA DÜŞMEM KAPINA,
SENDEN GELCEK HAYIR ALLAHTAN GELSİN




DEĞERLİ HOCAM EN GÜZEL GÜNLER SİZLERLE OLSUN
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008








TAHAMMÜL EDEİYORUM
DOSTLUKLAR KURULMUŞ ÇIKAR ÜSTÜNE
YALANA TAHAMMÜL EDEMİYORUM
DÜŞEN MASKELERİN SAHTE YÜZÜNE,
BAKMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM.


HEP BÖYLE DEĞİLMİ KULUN KADERİ
SEN BARİ ŞEYTANA UYMA DÖN GERİ.
ÇATAL DİLDEN ÇIKAN ZEHİR SÖZLERİ
DUYMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM.


SÖZ NEDEN GÜMÜŞ,SÖYLE BE SARRAF
SÜKÜT ALTIN DEĞİL TUTMA HİÇ TARAF.
HAKSIZLAR EDERKEN PEŞPEŞE BİN LAF,
SUSMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM.
TAŞI TOPRAĞI ALTIN DİYENLERE İBRET OLSUN
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008













İSTANBUL UN SENİN OLSUN
GİDERİM CAN ÖYLE İSE
BÖYLE SEVGİ OLMAZ OLSUN.
BENDEN DAHA KIYMETLİYSE
İSTANBUL’UN SENİN OLSUN.


KOPAR CAN YÜREKLİYSEN,
CİĞER YOKSA LANET OLSUN.
SILAN SANA GEREKLİYSE,
İSTANBUL’UN SENİN OLSUN.


BENİ BENDEN EDECEKSE,
AZAT ETTE ÇİLEM DOLSUN.
ARAMIZA GİRECEKSE,
İSTANBUL’UN SENİN OLSUN.


HÜLYA ŞEHRİ CİNNET İSE
SEN KAL YARİM HAYIR OLSUN.
BENSİZ BİR HAZ VERECEKSE,
İSTANBUL’UN SENİN OLSUN.














KUTLU GÜN HAFTASI İÇİN YAZDIM
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008








KUTLI GÜN DOĞUŞUNDAN BELLİYDİ
PİR AŞKINLA DİVANE OLDUM MUHAMMET
GÜL YÜZÜNÜ GÖRMEZSEM,KOPSUN KIYAMET.
CEL BEŞİĞİNDEN,DÜŞSEMDE BU CAN EMENET,
ARAFATTA ÜMMETİNE SEN ŞEFAAT ET.


UZUNA YAKIN ORTATDI BOYU
CİCMİ GÜZEL ENDAMI GAYET MATBU.
MUBAREK YÜZÜNDEN EKSİLMEZDİ NURU
TENİ GÜL KIRMIZI PEK ,LATİFTİ KOKUSU.

KUTLU GÜN DOĞUŞUNDAN BELLİYDİ
GÜLKOKUSU CÜMLESİNDEN AZİZDİ.
SEMALARDAN O AN, NURLAR İNDİ.
HURİ MELEKLER,DÖRT YANINI ÇEVİRDİ.


ALLAH’IN EN SEVGİLİ KULUYDU
SAADET GÜNEŞİ GİBİ DOĞDU.
TOPLUM HUZURA VE REFAHA KAVUŞTU.
ONUNLA İNSANLIK YENİDEN HAYAT BULDU.








SEVDANIN KIYMETİNİ BİLMEYENLERE YÜREĞİ TAŞ GÖZÜNDEN YAŞ AKMAYANLARA KADİR KIYMET BİLMEYENLERE
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008





ÇEKİP GİDERSEM

BAĞINDA BÜLBÜ L ÖTMEZ DAĞDA KEKLİĞİN
SAKSIDA GÜLÜN BİTMEZ ÇEKİP GİDERSEM.
BİR BAKTIM,DÖNMÜŞTÜR ÇARKI FELEĞİN,
DÜZDE AYAĞIN GÜLMEZ ÇEKİP GİDERSEM.
ÖMRÜN ECELE YETMEZ,ÇEKİP GİDERSEM.

AŞINA YAĞIN YETMEZ,BAŞINA AKLIN
DERDE TAHAMMÜL YETMEZ ÇEKİP GİDERSEM.
SİLLESİ BETER OLUR,ZALİME HAKKIN,
DÜNYA MAHŞERE DÖNER ÇKİP GİDERSEM.
IŞIĞIYAN YILDIZIN SÖNER,ÇEKİP GİDERSEM.

GÖNLÜNE FERMAN YETMEZ,HİSSE İRADEN
HASRETE SABIR YETMEZ,ÇEKİP GİDERSEM.
AZABI KORKUNÇ OLUR,GADDAR CEHENNEM,
GÖZLERİN CENNET GÖRMEZ,ÇEKİP GİDERSEM.
YARADAN SENİ BİLMEZ ÇEKİP GİDERSEM.














...
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008










GAFLETTEN UYAN KOŞ MEVLANA’YA
KONYA’DA BİR ŞAH MEVLANA
O NE HUZUR YARAP,ON E MUAMMA.
KUBBESİ BAKAR YEDİ KAT SEMAYA,
HER NE OLURSAN OL,KOŞ MEVLANA’YA.


DÜNYA MALINA ETME SAKIN TEMA.
KURULMUŞ BİZİ BEKLER,O YÜCE DERGAH.
AZI ÇOĞA TUT, DÜŞME HİÇ GAMA,
GAFLETTEN UYAN KOŞ MEVLANAYA.


OKYONUSLAR GİBİDİR,PÜR AK YÜREĞİ
TEVAZUH VE İNCELİKTESAKLIDIR YÜCELİĞİ.
HOŞGÖRÜ VE SEVGİYLE,BEZENMİŞ KİŞİLİĞİ,
TÖVBENİ BOZSANDA KOŞ MEVLANAYA




HAYATTA HEP KADERE SUÇ BULANLARA DUYGULARININ ESİRİ OLMUŞLARA KENDİNİ BOŞYERE AVUTANLARA
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008


BU DAMI KADER
VURULDUM DİYORSUN NEREDE YARAN?
NEREDE BU YARANI ŞEVKATLA SARAN?
HİÇ BELLİ OLMUYOR AKINLA KARAN
SERSERİ OLDUYSAN BUDA MI KADER?


CANDAN SEVDİĞİNDEN VURGUN YEMİŞSEN
VERDİĞİN HER SÖZDEN GER DÖNMÜŞSEN,
NAMERTEİ GÖZÜNDE ÇOK BÜYÜTMÜŞSE
BENZERİ OLDUTSAN BU DA MI KADER


İNKARIN FAYDASIZ GERÇEK ORTADA,
KABUL ETTE BİTSİN BU OYUN BURADA.
SEN KADERİN DEĞİLDE DUYGULARININ DA
ESİRİ OLMUŞSAN BU DA MI KADER
...
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008










BEKTAŞİNİN KERAMETİ

ABD, KUL KÖLE ALİ,BEKTAŞİ
Şİİ, SUNİ VE İMAMİ.
DÜNYA’YA NİZAM VERDİ,
ÖZ BİRLEŞME CEM-AYİN’İ.

BEKTAŞİ TARİKATININ PİRİ,
ADI MUHAMMET MAHLASI BEKTAŞİYDİ.
HOCASI AHMET YESARİ,
LOKMAN PARENDE’YE EMANETTİ.

DUA İLE AKITTIĞI,
MEKTEPTE BİR PINAR İDİ.
KERAMETİNİ GÖREN HOCASI,
BEKTAŞİYE HÜNKAR DEDİ.

PEŞİNDE YUNUS VE MEVLANA KOŞTURDU
GÖNÜLLERDE İSE TAHT KURDU.
BİRLEŞTİRİCİ VE SEVGİ DOLUYDU,
YOLU TASAVVUH YOLUYDU.













İZGHI OLMAYAN GERÇEKLERE MAYA SI TUTMAYAN DENSİZLERE
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008










İZAHINI YAP


Şah bile sevgiye kul köle iken,
Var olmaz şeylerin hesabını yap.
Ölüm gibi mutlak bir gerçek varken
Mayasız tavrının izahını yap.



Oldum olası benden kaçıp durursun
Bu bitişin bir kez fiz a hını yap.
Saç ekmeği gibi dönüp durursun
Mayasız tavrının izahını yap.



Kim demiş ki sevgi kaf ta efsane
Sen çırpınışımın mizahını yap.
Başka söz bilmem ki,ben aciz ha ne
Kaygısız tavrının izahını yap.



İZAHI MÜMKÜN OLMAYAN SEVDALAR
YALAN DÜNYA GİBİ YALAN OLDUKLARINI UNUTANLARA
Yazan DİLEK BİLGA, Nisan 29, 2008










KÜLLÜM HATA
ÇİLEDE CÖMERTTİR SEVGİDE CİMRİ
PAYINA DÜŞENİ VERMEZ HANİ YA!
BANA GELİNCEMİ TUTUYOR KİBRİ,
SÜRÜNÜP GEZENİ,GÖRMEZ BU DÜNYA.

TERAZİSİ YOKKİ; ADALET KOYSUN
KEFESİ HAKSIZI ÇEKMEZ HANİ YA!
AL BENİ DEYE AÇ GÖZÜN DOYSUN,
MAZLUMUN YÜZÜNE GÜLMEZ BU DÜNYA

SANA GÖNÜL VERMEK KÜLLÜM HATAYMIŞ,
UĞRUNDA ÖLMETE DEĞMEZ HANİ YA!
KENDİM GİB SANDIM BURNUN KAFTAYMIŞ,
BİRKERE AŞAĞI BAKMAZ HANİ YA.















ÖMRÜ BOŞA TÜKETENLERE BOŞ BAKAN GÖZLERE BOŞA YAŞAYANLARA UNUTMAYIN İKİNCİ BİR ŞANS YOK
Yazan DİLEK BİLGA, Mayıs 05, 2008










ANCAK ÇARK ETTİM
M ü l a h a z a t hanesini açık bıraktım
İnce eleyeyim derken mantara bastım
Az mı ahlar aldım, az mı canlarda yaktım
Lanet ipliğini,kendi boynuma astım



Vesvese en büyük düşman,kin bağlar içim
Bağlandıkça susmaz ağlar oldu gözlerim
Dilin belasını kalbim çekti her daim.
Ağladıkça çağlar oldu yüreğim


İblisin çelmesi ile şaştı feleğim
Allah biliyor ya, bunu çoktan hak ettim
An çak fark ettim hatamı ancak çark ettim
Boşa harcadım bu ömrü boşa tükettim.

TÜM BABALARA HİTABEN
Yazan DİLEK BİLGA, Mayıs 10, 2008


BABAM SEN GİDELİ BEN SEN OLMUŞTUM
SARILIP SAÇIMI OKŞAMAZ DERDİM.
İÇTEN İÇE AĞLAR BELLİ ETMEZDİM.
ÇOCUK YÜREĞİMLE,KAÇAR GİDERDİM,
KIYAMAZ ANNEME,KOŞ GETİR DERDİN


UYURKEN ÜSTÜMÜ ÖRTÜP SEVERDİN
BİR DEDİĞİMİ HİÇ İKİ ETMEZDİN
SEN GELMEDEN YEMEK BİLE YEMEZDİM,
BAZEN AÇ YATAR,BAZENKÜSERDİM


SEN GELİNCE BU EV MELTEM ESERDİ
VARLIĞIN DEĞİLDE,GÖLGEN YETERDİ.
ANNEM ÇIK YÜZ VERME ŞIMARIR DERDİ
ÇAKTIRMADAN GÜLÜP,KAŞGÖZEDERDİ.

BABAM SEN GİDELİ,BEN SEN OLMUŞTUM
GÖRDÜĞÜM HERKESTEN SENİ SORMUŞTUM.
BABAM HASRETİNLE YANDIM TUTUŞTUM,
RÜYAMDE BEN YİNE SENLE KONUŞTUM

DİLEK BİLGA

hayallerde YAŞATILAN SEVDALARA
Yazan DİLEK BİLGA, Mayıs 10, 2008





SEN YALANCI BAHARDA DÜŞEN CEMRESİN
SEN RİZASIZ BAHÇENİN GÜLÜ GİBİSİN
DİKENİN BATAR ELEM ACI VERİRSİN
SEN YALANCI BAHARDA DÜŞEN CEMRESİN
ANSIZIN ÇEKİPTE GİDİVERİRSİN

SEN YARALI BİR SERÇE,AŞKTAN ÜRKERSİN
AVUÇLARIMDAN KAYIP DÜŞÜVERİRSİN
SEN YALAN DEĞİL ÖLÜ GİBİ SAHİSİN
SEVMEKTEN ÜRKERDE KAÇIVERİRSİN

SEN İÇİMİ TİTRETEN HURİ MELEKSİN
CENNETİNDEN BENİ KOVUVERİRSİN
SEN AŞKIN KENDİSİ GÖZ BEBEĞİMSİN
KALBİNDEN ÇIKARIP ATIVERİRSİN
TÜM ANNELERE HİABEN
Yazan DİLEK BİLGA, Mayıs 18, 2008
BUNU ANNE OLAN BİLİR




Affet yavrum anneler,evlatlarından geçmez

Her an aklımdasın sensiz,gözüme uyku hiç girmez.

Hiç bir anne evladından ayrı kalmak istemez

Hep bir yanım eksik sensiz,içimde sızın h i ç d i n m e z.



Kokun uzaktan gelir,bunu anne olan bilir

Öyle bir acı ki ,yavrum ölmek yanında vız gelir.

Anne olunca anlarsın ,beni yavrum kim bilir

O zaman bu sözlerim,belki aklına gelir



Güvende olduğunu,bilmek inan tek tesellim

İşte bu yüzden ben seni,anneme teslim ettim

Küstün gücendin belki belki,ama ben hiç gitmedim.

Küstün gücendin belki,ama ben hiç gitmedim

Gölgen gibi peşinde,olan hep bendim.
KALBİM ACIYOR
Yazan DİLEK, Haziran 09, 2008












TAHAMMÜL EDEİYORUM
DOSTLUKLAR KURULMUŞ ÇIKAR ÜSTÜNE
YALANA TAHAMMÜL EDEMİYORUM
DÜŞEN MASKELERİN SAHTE YÜZÜNE,
BAKMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM.


HEP BÖYLE DEĞİLMİ KULUN KADERİ
SEN BARİ ŞEYTANA UYMA DÖN GERİ.
ÇATAL DİLDEN ÇIKAN ZEHİR SÖZLERİ
DUYMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM.


SÖZ NEDEN GÜMÜŞ,SÖYLE BE SARRAF
SÜKÜT ALTIN DEĞİL TUTMA HİÇ TARAF.
HAKSIZLAR EDERKEN PEŞPEŞE BİN LAF,
SUSMAYA TAHAMMÜL EDEMİYORUM.
...
Yazan DİLEK, Haziran 09, 2008







K A L B İ M A C I Y O R
Bataklıkta gül misali gönlüm


Çırpındıkça daha beter dibe batıyor


Aşk zindanlarında çürüdü gönlüm


Dolmayan çileme çile katıyor



Bir rüya olsaydı yaşadıklarım

Aklıma geldikçe,içim kalkıyor

Dayanılmaz bir hal aldı hayatım

Benim canım değil kalbim acıyor



Bitsin artık yeter bu dert bu hüzün

Kalmadı anlamı,baharın güzün,








...
Yazan selin, Temmuz 04, 2008
smilies/undecided.gif smilies/wink.gif smilies/smiley.gifyavuz hocam siz bizim dersimize girmiştitiz .sorular sormuştşnuz.önceki hafta perşembe girmiştiniz . smilies/smiley.gif smilies/wink.gif smilies/cheesy.gifçok kolay sorular sormuştunuz. smilies/cheesy.gif sizin baglama kursunuz çok güzel. ihşallah sizin gibi olurum iyi bağlama çalan bir kız olmak istiyom büyüncede sizin gibi kurs aççam smilies/wink.gif smilies/cheesy.gif smilies/smiley.gif
...
Yazan hünkar, beğendi, Ağustos 19, 2008
bravo...
açılalım biraz
Saygı ve selamlar
Yazan AYNUR gÜNEŞ, Eylül 19, 2008
Hocam merhaba,

Geriye dönük sizin eğitim merkezinizden almış olduğum bağlama dersi sayesinde, bugünkü pozisyonuma gelmiş durumdayım.
Teşekkürlerimi borç bilirim saygılarımı sunarım.

Saygılarımla,

Aynur Güneş
Kendimizle barisik yasamak
Yazan sahismail kaya, Ekim 22, 2008
KENDİMİZLE BARIŞIK YAŞAMAK
Bu ayki köşe, yazıma candan selamlarımla, başlamak istiyorum.İnsan olmak gerçekten çok zor,hele kendimizle barışık yaşamak, bundan daha da zor.Yaşadığımız mekan Avrupa olunca bir çok şey ,teknikte kolay ama pra¬tikte daha da zor.Biliyormusunuz, yaşamak sanattır, lakin sorunlarla birlikte yaşamak, büyük bir sanattır.İnsan hem kendine dost olur, zaman zaman da etrafında, düşman aramasına da gerek yok, kendinden uzaklaşınca, ken¬dine düşman da olur. Kaçımız acaba kendimizle barışık yaşamaktayız. Oh be bütün sorunlara rağmen, yıkılmadım ayaktayım diyebilmekteyiz.Halbu ki her sorun, bizim için büyük bir fırsattır.Sorunların üstesinden geldikçe,sorunlarımızı aştıkça, yılmadan herşeyi, umutsuzluğa kapılmadan ,çözdükçe hayat güzelliğini korumaktadır.
Bakın sizlere çok güzel, bir sözle devam etmek istiyorum. Sevmeyen kalpler, çok çabuk yorulur, bugün neden bu kadar yorgunuz ,sebebi kalbimiz sevmeye çok uzak kaldığı için.Kendimize ne ka¬dar zaman ayırmaktayız.Sevgi üzerine kaç kitap okuduk, sevgi üzerine, kaç panale, kaç konferansa gidebildik. Herşeyi kazandık ama belki de sevgi de, ilgi de , bilgi de bir çok şeyleri ileriki, bir tarihe bıraktığımızdan ,dolayı neleri kaybettiğimizin, farkına bile varamadık. Bak benim kalbim bile çok yorgun, belki de en güzel varlık olan insanları değilde, başka şeyleri sevdiğimizden dolayı.
Sevdiğimize bir gül vermenin,eşine adam gibi seni seviyorum demenin, güzel bir söz söylemenin ne bir okulu ne bir zamanı, ne de bir mekanı vardır. Ne mutlu ki yaşamın da yanındakilere ,seni bir baba, bir anne, bir kardeş, bir dost, bir arkadaş, bir hayat yoldaşı olarak çok seviyorum diyenlere.
Hatırlarsanız başında da arzettiğim gibi ne var ki, paylaşılmayan, bak hiçbir şey kararın da kalmıyor, her gün dünyamıza yeni birileri, gelirken bir yandan da dünyamızdan, birileri bizlere veda edip gitmiyor mu? Aç kalan bir insanın, kuru ekmekten aldığı lezzeti, bizler de birbirimizi severek alabil¬seydik, kalp kırmadan, insan olduğumuzu unutmadan, başkalarını da düşünebilseydik ne kaybımız olurdu servetimizden, azıcık da çenemizi tutabilseydik , bizlere sorduklarında ,en iyi neyi bilirsi¬niz dendiğin de, haddimi bilirim, gardaş diyebilsek.Neler değişmezdiki bizim ve de başkalarının, dünyaların da
Hadi varmısınız, kendimizle barışık yaşamaya.Bana müsade ben kendimle, barışmaya gidiyorum.
Güzel bir sözle yazima veda etmek isterim. Mutluluğun iki yolu vardır. Birincisi iyi biri olmak, ikincisi ise iyi birini bulmak. İyi biri olanlara ve de iyi birini bulanlara, muhabbetlerimle.

En güzel sözle veda edelim. Ya bir yol ver, ya bir yol ac ya da yoldan cekil kardesim;

Sahismail Kaya
Gazeteci-yazar
Avrupa Türk Yazarlar ve Sanatcilar Birligi Yönetim Kurulu Üyesi.
Özel Program sunucusu
Televizyon ve Radyo Programcisi
Genel ve Yerel secimler de Siyasi Danisman.
Cep tel:01797843183 Almanya
Türkiye Cep Tel:05453678246
E-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Msn: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
SAYGI
Yazan erdi, Şubat 06, 2009
hocam sizi seviyorum.hayatımda 3 sanatçıyı örnek aldım biri siz ,erdal erzincan,çetin akdeniz smilies/smiley.gif sizin kurs yeriniz dayım eviyle karşı karşı büyük bi bina

çalışmalarınızda başarılar diliyorum
Selam
Yazan Mithat Aşıran, Nisan 05, 2009
Merhaba.Hocam önce selam eder değerli ellerinizden öperim.Başarılarınızın devamını ve sağlık,sıhatiniziN daim olmasını dilerim.Nacizhane bizide bağlama imalatı ile uğraşıyoruz.Umarım birgün tanışmak nasip olur hocam.Sevgi ve selamlar. www.Guvensazevi.Net
Merhabalar ve Tellal Başım adlı türkü..
Yazan Yılmaz Arslan, Nisan 07, 2009
Sevgili ustam Yavuz Bey, "Tellal Başım" adlı türkü herhangi bir albümünüzde mevcut mu? Yanıtlarsanız sevinirim?

"Tellal Başım

Bir ulu şehide tellallığım var
Ben tellalım pazar başım Alidir
Benim efendim
Eksik alıp artı satsam yine kar
Ben tellalım pazar başım Alidir

Irıza malıdır alıp sattığım
Üçler beşler kırklar pazar ettiğim
Benim efendim
İmam Caferden dükkanı tuttuğum
Ben tellalım pazar başım Alidir

Viraniyem her dem hakka yeterim
Tellal olup şu alemi gezerim
Benim efendim
Kudretten dükkanım kendi pazarım"
yok
Yazan ozgur, Mayıs 12, 2009
Umudumuz TürküLer Diyerek Yol aLdik..
TürküLerimizi Sevdamiz BiLdik..
Sevdamizi TürküLere i$Ledik..
GönLümüzü DinLeyerek SiLa'ya TürküLere Vardik..
SazLar ÇaLar SesLer YükseLir Semaya..
YürekLer 'Bir'dir, HasretLer Ayni.. YanLis Girmez Buraya..
Umudunuz Sevdaniz.. SevdaLariniz Umudunuz oLsun..
YürekLerimiz, TürküLerimiz Bir oLsun..!!
Dünyada, Karde$Lik.. BARI$ oLsun..!!

'' SiLa'ya TürküLer'de CanLar Bir oLsun ''

----------------------------------------------------------------


Kardesligin Dogdugu Sevgilerin Birlestigi Belki Durgun Belki Yorgun, Yinede Mutlu Yinede Umutlu Sevgi Dolu Turkulerle Dolu Hos Vakitler Gecirmeniz Dilegiyle... Umutlariniz Sevdalariniz Sevdalariniz Umutlariniz Olsun Daima Türküler ile Kalin Yüreklerinizden Eksik Etmeyin Degerli Canlar... »» SıLayaTürküLér AiLési ««


-------------------------------------------------------------------


www.silayaturkuler.com GeLin CanLar Bir OLaLim..!!

---------------------------------------------------------------
ALEVİ AÇILIMI (!) ÜZERİNE
Yazan Feyzullah Seçkin, Mayıs 28, 2009
Değerli Usatama Selam ve Saygılarımla...

AÇILIM (!)

Açılım diyene sualimiz var;
Hangi kapıları kimler açacak?
Hakk yolunda yokken kapısız duvar;
Hangi kapıları kimler açacak?

Tanım istenemez Hakk ise amil,
Haddini aşanlar olamaz kâmil.
Herkesin inancı kişiye şamil;
Hangi kapıları kimler açacak?

Serçeşmeden geldi bizim dolumuz,
On iki kapıyı açtı kolumuz.
Kapalı kapıya düşmez yolumuz;
Hangi kapıları kimler açacak?

Yıkılmaz binadır camdan yapımız,
Hakk'ı bilmeyenden büyük çapımız.
Laikliğe çıkan yoldur kapımız,
Hangi kapıları kimler açacak?

Böldürmek istiyor cahilin soyu,
Boynumuzu vurur yetişse boyu.
Ameller bozukken karanlık koyu;
Hangi kapıları kimler açacak?

Dört kapının dördü bilindi de hak;
Derisi yüzüldü söyleyen elhak.*
Dara çekilmişken diyen enelhak;
Hangi kapıları kimler açacak?

Yanlış yolda giden düşer şaşalar,
Kimseyi kaldırmaz var ol yaşalar!
Başımızda iken Hızır Paşalar;
Hangi kapıları kimler açacak?

Feyzi'yim yakıldı canların canı,
Tarihler boyunca döktüler kanı.
Cevabını versin bilinen sanı;
Hangi kapıları kimler açacak?

27 Mayıs 09 / Ank.
Feyzullah Seçkin (Ozan Feyzi)
http://feyzullahseckin.sitemynet.com



"Alevi Çalıştayı"
Yazan Feyzullah Seçkin, Haziran 08, 2009
ZAKİRSİZ CEM OLUR MU?

"Alevi Açılımı" adı altında şu günlerde toplanan "Çalıştay"da hükümetle, otuz civarında alevi kuruluşu temsilcileri görüşüyorlarmış. Burada Alevileri kimler temsil ediyor hepsini bilemiyorum; ama bildiğim bir şey var, o da Âşık Mahsuni Şerif'in sağlığında kurduğu ve bugün diğer ozan derneklerinin kendilerini kapatarak, tek bir çatı altında toplandığı Ozanlar Derneği'ne (Ozan Der) bu "Çalıştay" içerisinde yer verilmediğidir. Çağırıldılar da gelmediler mi, yoksa dikkate mi alınmadılar? Benim bildiğim, düşünceleri sorulmadı bile...

Nasıl zakirsiz cem yapılamazsa; ozansız da Alevilerin sorunları (!) konuşulamaz. Alınacak kararları ozanlar desteklemediği, bu karaların içinde olmadığı sürece, orada alınan kararlar ne olursa olsun, halkın özümsemesi olanaklı değildir...

Bu konuda benim kişisel düşüncem şu: Basından okuduğum, dinlediğim kadarıyla, devletten ve dolayısıyla hükümetten talep edilenlerin tümü yanlıştır. İstenecek tek bir şey vardır, o da: DEVLETİN, DOLAYISIYLA HÜKÜMETİN İNANÇLARIN ÜSTÜNDEN ELİNİ ÇEKMESİDİR. İnanıyorum ki bu yapıldığı takdirde tüm sorunlar kendiliğinden çözülecektir. Bu sağlanmadan hangi talepler kabul edilirse edilsin sorunlar çözülmeyecektir ve bu Zakirsiz Cemler(!) kimseye yarar sağlamayacaktır. (Devletten beslenmek isteyenler hariç) Şimdiden haberiniz ola...


ZAKİRSİZ CEM

Doksan bin sözünü Hakk'ın gezdiren,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?
Kandildeki nuru cana sezdiren,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Değişmez çırağı yanandan beri,
Ayırmaz yanından Ali Kamber'i.
Canların ceminin miski amberi,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Çekmezse inançtan devlet elini,
Haksız düzen ile çalar telini.
Temelsiz talepler büker belini,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Seçeşmeden gelen zakirdir ozan,
Yenilir gözenin arkını bozan.
İpeği üretmez boş ise kozan,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Odur çırağ yakıp cemi aklayan,
Her sırrı içinde bilip saklayan.
Ehli kâmil olup sözle paklayan,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Pir Sultan Abdal da yüce zakirdir,
Hakk'ın dinlediği ulu şakirdir.
Yol yordam olmayan cemler fakirdir,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Zakirdir yerdeki gökteki tabip,
Cebrail hizmeti verilen habip.
İlime irfana imana sahip,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

İmam Cafer Sadık böyle buyurmuş,
Hakk'tan bu buyruğu zakir duyurmuş.
Zakiri olmayan talip uyurmuş(!)
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

Feyzi'yim sözlerim söylenir dosta,
"Açılım" şehrine götürsün posta.
Destursuz oturmuş dedeler posta,
Zakirsiz cemlerde ikrar olur mu?

6 Haziran 09 / Ank.
Feyzullah Seçkin (Ozan Feyzi)
http://feyzullahseckin.sitemynet.com


SANA VURGUN
Yazan MEHMET YÜCEL KAYA, Haziran 15, 2009

SANA VURGUN…

Yaşamak nefes almak olmamalı,
Kan yosunları içinde kalsan da
El-ayak irin iltihap,
Düşünmelisin sana vurgun,
Sana hasret,
Seni özler,
Seni soluyan,
Büyüklü-Küçüklü yaralı karanfil çiçeklerini
Sensiz kalacak yetimleri…



Bir yanın kıtlık-kıranda olsa,
On yıllar boyu kısır elma ağaçları
Gebeliğinde veremesen de meyveni,
Geceler zindan-zindan
Çökmüş olsa da boynuna,
Ceviz ağaçlarına yürüyen
Deli Hıdır suyu gibi
Sızacak umut,
Sızacak sebebi belli- belirsiz aşk
Sızacak Hürriyet,
Seni gündüz yapan,
Seni yiğit-yiğit damlatan,
Ha doğurdu-ha doğuracak
Ana memesinden akan
O tılsımlı,
Alın terinden değerli ,
Beyaz,
O sihirli çeşm-i pınara…




Yaşananlar kısacık,
Dicle kızımın beyaz defterlere
Gelişi –güzel çizdiği,
Kısa,
Kurşun kalem izleri…
Yaşananlar,
Bir varmış –bir yokmuş la biten
Masal tesellisi …




O halde ver elini horona duralım,
Her ne kadar içi geçmiş karpuz da olsak…
Üzerinde cirit attığımız kozmoz ,
Bir zamanlar
Bizim bu topraklardan gelip-geçişimizi
Her anımsadığında yüreği cız etmeli,
Nerelerde bir hareket,
Usuna bizi düşürmeli…
Ömür kısa hadi katıl horona,
Belki yedi ,
Belki de on Temmuz kaldı solmamıza…
Ne duruyorsun ?
Hadi,
Hadi,
Hadi,
Yarın çok geç olabilir,
Yarına kalma…

Mehmet Yücel KAYA
14/02/2008
ÇAĞLAYAN-İSTANBUL
Yucelkaya_mqhotmail.com
SİVAS'LAR OLMASIN...
Yazan MEHMET YÜCEL KAYA, Haziran 30, 2009
CEHENNEM SICAĞI
-----------------------------------------------

Karanlıklar içerisindesin yobaz,
Koltuk altında planlar
Koltuk altında puştluklar,
Sohbetinde yılan zehiri
Gözlerinde,
Kara- kan-
Gözlerinde,
Hainlikler lağımı…



Sen ateşe verirken insan bedenimizi,
Biz solurken cehennem sıcağı karbon monoksiti,
Otel pencerelerinden sarkan feryatlar eşliğinde
Hiroşima,
Nagazaki ,
Çocukları gibi saçlarımız ateşten nara dönmüşken,
Sanma çaresizliğimizdendir,
Suskunluğumuz,
Her ölümümüz…
Sanma korkaklığımızdandır,
Çekincemiz…
Bedrettin,
Hallacı Mansur
Abdal pir Sultan gibi,
Sızlar yaramız…
Bir daha yaşanmasın diye
Çorum,Malatya,Maraş
Ot bastık kanayana…
Yaratan insanda bulur karşılığını,
Yaratılanı severiz,
Değil bir
Milyon-kere yüzülse derimiz…


Vakitli-vakitsiz diktin ,
Öldürdün- astın bizi
Kah padişah-Kah Vezir,
Kah askeri-kah sivil,
Mahpusa tıktın bizi…



Ne geçti eline kara yobaz,
Evrenin yuvarlak olmadığını mı ispatladın yoksa ?
Yoksulluklarını mı önledin mazlum devletlerin ?
Silah olup,taş olup, nefret olup aktın da,
Yeşile mi boyadın bu ülkeyi baştan-başa
Ölümlerine çare mi oldun ?
Salgın hastalıklı çocukların…


Sivas bir karabasan ,
Ortaçağ derebeylikleri esir aldılar
Gülümseyen yağmur taneciklerini…
Sivas uçsuz-bucaksiz
Susuz çatlayan toprak,
Sivas bitirilemeyen bir uzun hava,
Ağıtlar manzumesi,
Sivas,
Her okunduğunda ağlatan
Kerbela destanı …
Anasız bir kertenkele,
Kargaya teslim edilmiş
Bülbül yumurtası ,
Yine son söz Hasan HÜSEYİN’in
“Yıkılasın demiyorum
Yıkılmada gör beni Sivas…”

M. Yücel KAYA
21/11/2008-ÇAĞLAYAN-İSTANBUL



Yorum Yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
 
 
Yavuz Top'un Son Klibi

Yeme Yeme
İzlemek İçin Tıklayın
Son Klipler

 

© 2009 Yavuz Top Resmi Web Sitesi